37,9597$% -0.07
41,1189€% -0.17
49,1203£% -0.09
3.809,06%1,10
3118374฿%-1.33292
68463Ξ%-1.60624
Sağlık Bakanlığı’nın Muayene Bilgi Yönetim Sistemi (MBYS) uygulaması, sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve veri yönetimi hedefleriyle gündemdeki yerini koruyor. Özellikle, hasta verilerinin Sağlık Bakanlığı’na aktarılması zorunluluğu, meslek kuruluşları ve hukukçular tarafından hasta mahremiyetini ihlal eden bir düzenleme olarak eleştiriliyor. Bu durum, kişisel verilerin işlenmesiyle ilgili hukuki çerçevenin detaylı bir şekilde incelenmesini zorunlu kılıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 2015 yılından bu yana hasta verilerinin toplanmasını zorunlu kılan çeşitli düzenlemeleri, Danıştay tarafından yasal dayanaklarının eksikliği gerekçesiyle iptal edilmişti. Ancak, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 378. maddesiyle Bakanlığa veri toplama yetkisi verilmişti. Bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından 2024 yılında iptal edildi. Mahkeme, kişisel verilerin korunmasının anayasal bir güvence olduğuna ve bu tür düzenlemelerin yalnızca kanunla yapılabileceğine hükmetti.
15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı kanun ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen 19. madde, hasta verilerinin işlenmesine dair yeni hükümler getirdi. Düzenlemenin temel unsurları şunlardır:
Türk Tabipleri Birliği, kişisel sağlık verilerinin hassas veri kategorisinde olduğunu ve bu verilerin ancak sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebileceğini savunuyor. Anayasa’nın 20. maddesi ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ilkelerine aykırı şekilde, kapsamı geniş ve belirsiz veri toplama düzenlemelerinin, bireylerin temel haklarını ihlal ettiği ifade ediliyor.
3359 sayılı kanunun ek 11. maddesi, hasta verilerini bildirme zorunluluğuna uymayan kurumlara ciddi idari para cezaları öngörüyor. Ancak, bu cezaların kapsamı ve uygulanabilirliği konusunda tartışmalar sürüyor. TTB, ceza ile karşılaşan meslektaşlarına hukuki destek sunacaklarını ve süreçlerin takibini yapacaklarını belirtti.
Yeni düzenlemeler, sağlık hizmetlerinde dijitalleşmeyi artırma hedefi taşırken, hasta mahremiyetinin korunması ve hukuki çerçevede netlik sağlanması gerekliliğini ortaya koyuyor. Hasta verilerinin anonimleştirilerek işlenmesi ve yalnızca gerekli durumlarda erişime açılması gerektiği vurgulanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu düzenlemelerle uluslararası veri koruma standartlarına uyum sağlaması bekleniyor.
Olumsuz bir işlemle karşılaşacak meslektaşlarımızın, Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu’na ve tabip odalarımızın hukuk bürolarına başvurabileceklerini bilgilerinize sunarız.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Türkiye Ulusal Ajansı Çalışanın da Dahil Olduğu Gri Pasaport Skandalı