İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kapatma kararı, derneğin sosyal medya paylaşımlarının “müstehcenlik” kapsamında değerlendirilmesine dayandırıldı. Ancak hukukçular, aynı paylaşımlara ilişkin daha önce herhangi bir ceza ya da yaptırım uygulanmadığını hatırlatarak, kararın hukuki tutarlılıktan uzak olduğunu vurguluyor.
Karar, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale olarak yorumlanırken, sivil toplum temsilcileri bunun yargı eliyle verilen politik bir mesaj olduğunu savunuyor.
Türkiye genelinde 14 LGBTİ+ derneği tarafından yayımlanan ortak açıklamada, kapatma kararının yalnızca Genç LGBTİ+ Derneği’ni değil, tüm hak temelli örgütlenmeleri hedef aldığı belirtildi. Kadın hakları, gençlik ve insan hakları alanında faaliyet yürüten çok sayıda sivil toplum kuruluşu da dayanışma mesajları paylaştı.
Kaos GL, SPoD, Hak İnisiyatifi Derneği ve Kırkayak Kültür tarafından yapılan açıklamalarda, kararın iptal edilmesi çağrısı yinelendi.
Ortak metinde şu ifadelere yer verildi:
“Bir derneğin sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek kapatılması, örgütlenme özgürlüğünün açık ihlalidir. Bu karar, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmamaktadır.”
Kararın duyulmasının ardından uluslararası insan hakları kuruluşları da sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ILGA-Europe, Amnesty International ve Avrupa Konseyi, Türkiye’de LGBTİ+ haklarına yönelik baskıların arttığına dikkat çekti.
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi’nden yapılan açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının kriminalize edilmesinin demokratik hukuk devletinin temelini zedelediği vurgulandı.
Karara karşı en görünür tepkilerden biri gençlerden geldi. Sosyal medyada başlatılan #GençLGBTİKapatılamaz etiketi kısa sürede binlerce paylaşıma ulaştı. Gençler, Genç LGBTİ+ Derneği’nin kendileri için yalnızca bir sivil toplum kuruluşu değil, aynı zamanda güvenli bir alan ve dayanışma ağı olduğunu dile getirdi.
Paylaşımlarda, kapatma kararının gençlerin kamusal alandaki varlığını ve sesini hedef aldığı görüşü öne çıktı.
Son yıllarda Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına yönelik açılan davalar ve idari yaptırımlardaki artış, bu kararın münferit olmadığı yönündeki kaygıları güçlendiriyor. Hukukçular, özellikle LGBTİ+ örgütlerine yönelik baskıların sistematik bir sivil alan daralmasının göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Bu sürecin devam etmesi halinde, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün daha da zayıflayacağı uyarısı yapılıyor.
Genç LGBTİ+ Derneği’nin kapatılmasına yönelik karar, Türkiye’de sivil toplumun geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Sivil toplumdan yükselen ortak mesaj net:
“Bir dernek kapatılarak sivil toplum susturulamaz.”
Gözler şimdi üst mahkemelerin vereceği kararlara ve bu sürecin Türkiye’de hak ve özgürlükler alanında nasıl bir yön çizeceğine çevrilmiş durumda.
Gazze İçin Suskunluk Bozuluyor: STK’lardan 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde Büyük Buluşma
1
Buradayız Hatay Derneği 2024 Faaliyet Raporunu Yayımladı
2
KEÇİ Yeni Gönüllü ve Ekip Arkadaşlarını Arıyor
3
Bayraklı Kent Konseyi’nden Güçlü Mesaj: “Deprem Siyaset Üstüdür, Dönüşüm Şarttır!”
4
TGC, Medyada Cinsel Şiddet ve Tacizle Mücadeleyi Gündeme Taşıyor
5
Genç Hayat Vakfı İstanbul Ofisine 3 Yeni Pozisyon İçin Ekip Arkadaşları Arıyor