a
Güncellenme - Aralık 29, 2025 06:33
Yayınlanma - Aralık 29, 2025 06:33

TEMA Vakfı 2025’i Değerlendirdi: “Doğa İçin Sorumluluk Hepimizde”

TEMA Vakfı, 2025 yılı boyunca Türkiye’de yaşanan çevresel gelişmeleri ve doğa savunusunda elde edilen kazanımları kapsamlı bir değerlendirme ile kamuoyuyla paylaştı.

TEMA Vakfı, “Doğa İçin Sorumluluk Hepimizde” başlığıyla 2025 yılını çevresel açıdan kapsamlı biçimde değerlendirdi. Rapor, hem umut veren doğa kazanımlarını hem de ekosistemleri tehdit eden olumsuz gelişmeleri bir araya getirerek çevre gündemine ışık tuttu.

2025 yılı boyunca Türkiye’de, iklim krizinin etkileri şiddetini artırdı. Ülke, son 52 yılın en kurak dönemini yaşarken, artan orman yangınları ve müsilaj gibi çevresel felaketler doğa üzerindeki baskının boyutlarını gözler önüne serdi. Öte yandan, sivil toplumun mücadelesi ve toplumsal duyarlılıkla birlikte önemli çevre kazanımları da elde edildi.

Kanal İstanbul projesine yönelik hazırlanan bilirkişi raporu, bilimsel eksiklikler ve çevresel riskler nedeniyle projeye yönelik ciddi eleştiriler içerdi. İstanbul’un su kaynaklarını tehdit eden bu projeye karşı verilen hukuk mücadelesi, doğa lehine güçlü bir duruş sergiledi. Benzer şekilde, Kuzey Ormanları’ndaki madencilik projeleri ve Sarıalan Altın Madeni gibi birçok proje, yargı kararlarıyla durduruldu.

TEMA Vakfı’nın etkin rol aldığı davalar arasında, Tokat ve Kırklareli’ndeki altın madeni projelerinin durdurulması, Gölbaşı’ndaki kömür ocağı planına verilen yargı freni ve Akdeniz kıyılarını tehdit eden otoyol projesinin iptali gibi önemli başarılar yer aldı.

Ancak yıl boyunca yaşanan gelişmeler, doğa üzerindeki tehditlerin hâlâ ciddi boyutlarda olduğunu gösterdi. Akbelen’de zeytin ağaçlarının kesilmesi ve taşınması, Kaz Dağları’nda derinleşen maden baskısı, Eskişehir’de artan vahşi madencilik faaliyetleri ve Zonguldak, Ankara, Sivas’ta yaşanan maden kazaları, çevresel ve insani risklerin sürdüğünü ortaya koydu. Ayrıca, İklim Kanunu’nda doğa ve toplum yararının yeterince gözetilmemesi de raporda eleştirel bir dille değerlendirildi.

TEMA Vakfı, bu değerlendirmeyle çevre politikalarında bilim temelli, katılımcı ve bütüncül yaklaşımların gerekliliğine dikkat çekti. Vakıf, doğa savunusunun yalnızca sivil toplum kuruluşlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

2025 yılı, sivil toplumun etkili müdahaleleri sayesinde birçok doğa tahribatının önüne geçilen bir yıl olurken, aynı zamanda daha büyük ve organize çevre mücadelelerine ihtiyaç duyulduğunu da net şekilde ortaya koydu. TEMA Vakfı, 2026 yılına doğa için sorumluluk çağrısıyla girerken, toplumsal dayanışmanın çevre mücadelesindeki önemine bir kez daha dikkat çekti.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Temiz Fethiye” İçin El Ele: Aşıklar Tepesi’nde Örnek Temizlik Hareketi!

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!