Bursa Kent Konseyi, kamuoyuna yaptığı açıklamayla başkanlık ve yürütme kurulu üyeliklerinden istifa ettiğini duyurdu. Açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması, tutuklanması, görevden uzaklaştırılması ve sonrasında belediye meclisinde yaşanan sürecin, halk iradesi ile demokratik işleyişe aykırı olduğu görüşü dile getirildi. Konsey, bu koşullar altında demokratik, katılımcı ve çok aktörlü yönetişim anlayışının ortadan kaldırıldığını savundu.
Açıklamada, Mustafa Bozbey’in 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde 861 bin 295 oy ve yüzde 47,67 oy oranıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği, ancak daha sonra gözaltına alındığı, tutuklandığı ve aynı gün İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldığı belirtildi. Ardından başkanlık makamına vali yardımcısının kayyım olarak atandığı ifade edildi. Bursa Valisi’nin davetiyle, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz yönetiminde gerçekleştirilen belediye meclisi oturumunda ise Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Partili meclis üyeleri ile milletvekillerinin salona alınmadığı öne sürüldü. Açıklamada, bu ortamda yapılan oylama sonucunda büyükşehir belediye başkanlığının Cumhur İttifakı meclis üyelerinin oylarıyla AKP’li bir meclis üyesine devredildiği kaydedildi.
Bursa Kent Konseyi, yaşananların yalnızca bir görev değişikliği olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun doğrudan halk iradesine müdahale anlamına geldiğini savundu. Açıklamada, seçilmiş bir belediye başkanının görevden alınması ve yerine halkın doğrudan seçmediği bir ismin kapalı bir süreç sonunda getirilmesinin demokratik meşruiyeti ortadan kaldırdığı ifade edildi. Konsey, bu sürecin demokrasi, hukuk devleti, anayasa ve yerel halkın söz ve karar hakkı açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.
Açıklamada, kent konseylerinin merkezi yönetim, yerel yönetimler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplumun ortaklık anlayışıyla bir araya geldiği demokratik yapılar olduğu vurgulandı. Bursa Kent Konseyi, gelinen noktada yerel düzeyde demokratik katılımın ortadan kaldırıldığını ve çok aktörlü yönetişim anlayışının tasfiye edildiğini savundu. Bu nedenle konseyin varlık nedeninin fiilen ortadan kalktığı ileri sürüldü.
Bursa Kent Konseyi açıklamasında, 30 Haziran 2024 ile 10 Nisan 2026 tarihleri arasındaki 22 aylık dönemde yürütülen çalışmalara da yer verdi. Buna göre konsey, çocuk, gençlik, kadın, engelli ve çevre meclisleri ile 20 farklı çalışma grubu ve gönüllülerle birlikte faaliyet yürüttü. Bu süreçte 3 genel kurul ve 43 yürütme kurulu toplantısı yapıldığı, Bursa’nın 17 ilçesinin tamamında “Hayalimizdeki Bursa’yı Konuşuyoruz” çalıştay serisinin düzenlendiği, kamusal mekanlar, gençlik, kent hafızası ve sağlıklı yaşam başlıklarında projeler geliştirildiği ifade edildi. Ayrıca 6 farklı alanda 30 çalıştay yapıldığı, 2 insani ihtiyaç saha analiz raporu hazırlandığı ve ulusal günler ile toplumsal hassasiyetlere ilişkin 25 yürüyüş düzenlendiği belirtildi.
Konsey, üretilen bilgi ve deneyimin kalıcı hale getirilmesi amacıyla çalışma ve çalıştay raporları, faaliyet raporları, özgün içerikler ve deneyim analizlerini kapsayan toplam 8 yayın hazırlandığını bildirdi. Aynı dönemde onlarca panel ve söyleşi gerçekleştirildiği, görev süresi boyunca toplam 568 toplantı ve etkinlik yapıldığı ifade edildi. Dijital iletişim alanında ise Instagram hesabının yaklaşık 3 bin takipçiden 14 bin takipçi seviyesine ulaştığı, 260 reels videosu ve 2 bin gönderi paylaşıldığı, toplam 1,5 milyon görüntüleme elde edildiği ve aylık ortalama 125 bin 234 hesaba erişildiği kaydedildi. Açıklamada, tüm bu verilerin Bursa Kent Konseyi’nin üretken, katılımcı ve kent yaşamına değer katan bir yapı olduğunu gösterdiği, ancak artık bu faaliyetlerin sürdürülebileceği demokratik zeminin kalmadığı savunuldu.
Bursa Kent Konseyi, 30 Haziran 2024 tarihli genel kurulun güveniyle göreve geldiklerini, kentin daha yaşanabilir, daha yeşil, daha sağlıklı ve daha mutlu bir şehir olması için çalıştıklarını belirtti. Ancak açıklamada, halk iradesinin yok sayıldığı ve antidemokratik bir yerel yönetim anlayışının hakim olduğu ileri sürülen bir ortamda, konseyin birlikte çalışma ve ortak hedefleri gerçekleştirme imkanının kalmadığı ifade edildi. Bu gerekçeyle başkanlık ve yürütme kurulu üyeliklerinden istifa edildiği duyuruldu. Konsey, bundan sonraki süreçte de kentin hak ve hukukunu, doğal varlıklarını ve demokratik değerlerini savunmayı sürdüreceğini bildirdi.
Genç LGBTİ+ Davasının İlk Duruşması Görüldü: Dava 14 Ekim’e Ertelendi
1
Bayraklı Kent Konseyi’nden Güçlü Mesaj: “Deprem Siyaset Üstüdür, Dönüşüm Şarttır!”
2
TTB ve TPD’den Sağlık Bakanlığı’na Dava
3
Avrupa Siyaset Okulu’ndan Genç Liderlere Çağrı
4
Alternatif Bakım Alanında Çalışanlar Ağı’ndan Dijital Araçlar Eğitimi: Kurumlar İçin Uygulamalı Eğitim
5
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi: “Tecrit ve Katliam Yasasına Hayır!”