Gazze’ye yönelik deniz ablukasını gündeme taşımak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, Akdeniz’de İsrail donanmasının müdahalesiyle uluslararası gündemin ilk sırasına yerleşti. Filo organizatörleri, müdahalenin Yunanistan açıklarında, Gazze’ye yüzlerce mil mesafedeki uluslararası sularda gerçekleştiğini açıkladı. Reuters ve AP’nin aktardığına göre, filo 12 Nisan’da Barselona’dan hareket etmiş; organizatörler filoda 70’i aşkın tekne ve 1.000’den fazla katılımcının yer almasının planlandığını duyurmuştu.
İlk bilgilere göre İsrail güçleri, filodaki bazı teknelere müdahale ederek aktivistleri alıkoydu. İsrail Dışişleri Bakanlığı, 20’den fazla tekneden yaklaşık 175 aktivistin İsrail’e götürüldüğünü açıkladı. Polskie Radio ise alıkonulanlar arasında Utrecht Üniversitesi’nde görev yapan Polonyalı akademisyen Dr. Magdalena Górska’nın da bulunduğunu aktardı.
Küresel Sumud Filosu, yaptığı açıklamada İsrail güçlerinin teknelere uluslararası sularda müdahale ettiğini, bazı teknelerin iletişim ve seyir sistemlerinin devre dışı kaldığını ileri sürdü. Filo temsilcileri, müdahaleyi “açık denizde sivillerin alıkonulması” olarak nitelendirerek uluslararası topluma acil harekete geçme çağrısı yaptı.
AP’nin aktardığına göre filo yetkilileri, bazı teknelerin motorlarının ve navigasyon sistemlerinin zarar gördüğünü, iletişim kanallarının kesildiğini ve denizde kötü hava koşulları yaklaşırken bazı teknelerin zor durumda kaldığını savundu. İsrail ordusu bu iddialara ilişkin ayrıntılı yorum yapmazken, İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Oren Marmorstein operasyonun “barışçıl şekilde ve can kaybı olmadan” yürütüldüğünü belirtti.
İsrail tarafı, filonun Gazze’ye ulaşmasının engellenmesini güvenlik gerekçeleriyle savundu. İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, filonun İsrail’in kontrol alanına ulaşmadan durdurulduğunu belirterek filo katılımcılarını “provokasyon” yapmakla suçladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise teknelerin ve aktivistlerin İsrail’e götürüldüğünü duyurdu.
İsrail, Gazze’ye yönelik deniz ablukasının güvenlik amacı taşıdığını savunurken, insan hakları kuruluşları ve filo organizatörleri ablukanın insani yardım erişimini engellediğini ve siviller üzerindeki etkisinin ağır olduğunu vurguluyor. AP, İsrail ve Mısır’ın Hamas’ın 2007’de Gazze’de yönetimi ele geçirmesinden bu yana bölgeye yönelik farklı düzeylerde abluka uyguladığını; İsrail’in bunu silah girişini önleme gerekçesiyle savunduğunu, eleştirmenlerin ise uygulamayı toplu cezalandırma olarak değerlendirdiğini aktardı.
Müdahalenin ardından sivil toplum kuruluşları ve hak temelli ağlardan güçlü açıklamalar geldi. Greenpeace International, Arctic Sunrise gemisindeki ekibine dayandırdığı açıklamada, Küresel Sumud Filosu’ndaki bazı teknelerin İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda durdurulduğunu, iletişim kanallarının karıştırıldığını ve bazı teknelerle temasın kesildiğini bildirdi. Greenpeace, hükümetlere uluslararası hukuku koruma ve filonun güvenli geçişini sağlama çağrısı yaptı.
Greenpeace açıklamasında, insani yardımın her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak Gazze’ye yardım ulaştırmaya çalışan sivil girişimlerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Kuruluş, dünya liderlerine somut ve acil adım atma çağrısında bulundu.
Amnesty International ise filo yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada devletlere, Küresel Sumud Filosu’nun güvenli geçişinin sağlanması çağrısında bulunmuştu. Amnesty, filoda yer alan kişileri “silahsız aktivistler ve insan hakları savunucuları” olarak tanımlamış; önceki filo girişimlerinde yaşanan alıkoyma ve kötü muamele iddialarının tekrar etmemesi gerektiğini vurgulamıştı.
Küresel Sumud Filosu’nun kendi açıklamalarında ise müdahale “uluslararası sularda hukuksuz alıkoyma” olarak nitelendirildi. Filo temsilcileri, hükümetlere ve uluslararası kurumlara seslenerek alıkonulan aktivistlerin durumuna ilişkin bilgi verilmesini, konsolosluk erişiminin sağlanmasını ve sivil insani yardım girişimlerinin korunmasını talep etti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da müdahaleye sert tepki gösterdi. Bakanlık açıklamasında, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda yapılan müdahale “korsanlık eylemi” olarak nitelendirildi. Açıklamada, müdahalenin insani değerleri, uluslararası hukuku ve uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi ilkesini hedef aldığı belirtildi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares’in de gelişmeyi görüştüğü; iki ülkenin müdahaleye karşı uluslararası alanda ortak tutum alınması gerektiğini vurguladığı bildirildi.
Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahale, yalnızca Gazze’ye giden bir yardım girişiminin durdurulması olarak değil; aynı zamanda uluslararası sularda sivil girişimlerin güvenliği, insani yardım erişimi, deniz ablukasının sınırları ve devletlerin sivil toplum hareketlerine yaklaşımı bakımından da kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Daha önce de Gazze’ye deniz yoluyla ulaşmaya çalışan farklı filo girişimleri İsrail tarafından durdurulmuştu. AP, 2010 yılında Mavi Marmara’nın da yer aldığı yardım filosuna yapılan müdahalede 10 kişinin hayatını kaybettiğini, Gazze’ye ulaşmayı başaran son aktivist teknesinin ise 2008’de bölgeye vardığını hatırlattı.
Sivil toplum kuruluşlarına göre son müdahale, Gazze’deki insani krizin uluslararası kamuoyu nezdinde yeniden görünür olmasına yol açtı. Aktivist ağlar, alıkonulan kişilerin durumunun açıklığa kavuşturulmasını ve insani yardım taşıyan sivil girişimlerin korunmasını talep ediyor. İsrail ise filonun güvenlik riski oluşturduğunu savunarak müdahalenin uluslararası hukuk çerçevesinde yapıldığını ileri sürüyor.
Sivil toplum açısından gelişme, Gazze’ye yardım ulaştırma çabasının ötesinde; savaş, abluka ve insani kriz ortamlarında sivil dayanışma girişimlerinin ne kadar korunabildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
CEİD, COP31 Öncesi Ekolojik Yıkım ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Ele Aldı
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı