Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk
nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesi, yalnızca teknik bir hukuk
tartışması değildir. Bu karar, Türkiye’de kadınların, özellikle de derin yoksulluk yaşayan,
günlük ve güvencesiz işlerde çalışan yalnız annelerin yaşam koşullarından bağımsız
değerlendirilemez.
Yoksulluk nafakası kamuoyunda sunulduğu gibi koşulsuz, sınırsız ve otomatik bir
ayrıcalık değildir. Ağır kusurlu olmamak, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmek ve
ihtiyacın devam etmesi gibi koşullara bağlıdır. İhtiyaç ortadan kalktığında, nafaka
zaten kaldırılabilmektedir. Buna rağmen nafaka hakkının “ömür boyu yük” gibi
sunulması, kadınların evlilik içinde üstlendiği karşılıksız bakım emeğini, boşanma
sonrası yoksullaşmayı ve erkek şiddetinden uzaklaşmanın ekonomik koşullarını
görünmez kılmaktadır. Kadın Dayanışma Vakfı’nın 2024 Yoksulluk Nafakası İzleme
Raporu ise nafaka miktarlarının kamuoyunda iddia edildiği gibi yüksek olmadığını,
incelenen dosyalarda ortalama yoksulluk nafakasının 1.179,40 TL olduğunu ve
hükmedilen nafakaların önemli bir kısmının tahsil edilemediğini göstermektedir.
Derin Yoksulluk Ağı olarak sahada gördüğümüz gerçek şudur: Yalnız anneler için
nafaka, bir refah aracı değil, kira, fatura, gıda, okul beslenmesi, ulaşım, odun, kömür,
ilaç ve “güvenli” bir yaşam için çoğu zaman hayati bir eşiktir.
Derin yoksulluk yaşayan yalnız anneler, bir yandan çocuklarının bakımını tek başına
üstlenirken diğer yandan hanenin geçimini günlük, düzensiz, düşük ücretli ve
güvencesiz işlerle sağlamaya çalışmaktadır. Tek ebeveynli hanelerin, güvenceli işi,
düzenli geliri ve çocuklarını güvenle bırakabileceği ücretsiz bakım desteği yoktur. Bu
nedenle nafakanın süreyle sınırlandırılması, özellikle yalnız anneler açısından şu
sonuçları doğuracaktır:
Mimoza Kadın Derneği’nden Kürt Kadınlarını Hedef Alan Söylemlere Tepki
1
Bayraklı Kent Konseyi’nden Güçlü Mesaj: “Deprem Siyaset Üstüdür, Dönüşüm Şarttır!”
2
TTB ve TPD’den Sağlık Bakanlığı’na Dava
3
Avrupa Siyaset Okulu’ndan Genç Liderlere Çağrı
4
Alternatif Bakım Alanında Çalışanlar Ağı’ndan Dijital Araçlar Eğitimi: Kurumlar İçin Uygulamalı Eğitim
5
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi: “Tecrit ve Katliam Yasasına Hayır!”
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı