a
  • Sivil Toplum Haber
  • Dernek Haberleri
  • SHUDER’den Çocuk Koruma Kanunu Teklifine Tepki: “Çocukları Daha Ağır Cezalandırmak Değil, Daha Güçlü Korumak Gerekiyor”

SHUDER’den Çocuk Koruma Kanunu Teklifine Tepki: “Çocukları Daha Ağır Cezalandırmak Değil, Daha Güçlü Korumak Gerekiyor”

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi, TBMM Adalet Komisyonu’na sunulan “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında açıklama yayımladı. Açıklamada, teklifin çocuk adalet sistemi ve çocuk koruma sistemi açısından olumsuz düzenlemeler içerdiği savunularak, çocukların cezalandırılmasının değil sosyal hizmet mekanizmalarıyla güçlendirilmesinin esas alınması gerektiği vurgulandı.

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) Genel Merkezi, “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında açıklama yayımladı.

“Çocukları Daha Ağır Cezalandırmak Değil, Daha Güçlü Korumak Gerekiyor” başlığıyla yapılan açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’na sunulan teklifin çocuk adalet sistemi ve çocuk koruma sistemi açısından olumsuz düzenlemeler içerdiği savunuldu.

SHUDER açıklamasında, teklifin çocuk haklarına zarar veren değişiklikler barındırdığı ve uluslararası hukuk normları, çocuğun üstün yararı ile sosyal hizmet mesleğinin küresel etik ilkeleri açısından kaygı verici çelişkiler taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada, Türkiye’de çocukların korunması, çocuk suçluluğunun önlenmesi ve çocukların güvenli bir yaşam sürmelerinin herkesin ortak sorumluluğu olduğu belirtildi.

SHUDER, adalet sistemindeki yaklaşımlarda çocukların hangi sıfatla yer alırsa alsın öncelikle “çocuk” oldukları gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, çocuk adalet sisteminin temel amacının cezalandırmak değil, çocuğu yeniden topluma kazandırmak olduğu ifade edildi.

Çocukları ilgilendiren her yasal düzenlemenin yalnızca güncel toplumsal tepkilerle değil; bilimsel veriler, çocuğun korunması ve üstün yararı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, anayasaya uygunluk ve hukukun üstünlüğü doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

SHUDER, söz konusu yasa teklifinin sosyal ve hukuk devleti özelliği, sosyal adalet ve fırsat eşitliği ile çocuk suçluluğunun yapısal nedenlerinin önlenmesi açısından yetersiz olduğunu savundu.

Açıklamada, teklifin yoksulluk, çocuğun ihmal, istismar ve şiddete maruz kalması, eğitimden kopması, akran baskısı, ruh sağlığı sorunları, bağımlılık, sosyal dışlanma ve güvenli sosyal çevre eksikliği gibi nedenleri ele almadığı; suç davranışı gerçekleştikten sonraki cezalandırma sürecine odaklandığı ifade edildi.

SHUDER, çocuk suçluluğunu azaltmada başarılı örneklerin cezaları ağırlaştıran değil; sosyal hizmetlere gereken önemi ve saygıyı gösteren, sosyal hizmetleri güçlendiren, aileyi destekleyen, okul başarısını artıran, risklere karşı önlemler alan ve çocuklara erken dönemde ulaşan ülkelerde görüldüğünü belirtti.

Bu nedenle Türkiye’deki hukuksal sistem ve kaynak kanunlar açısından sosyal hizmetlerin dışlanmasının çocuk suçluluğunu daha da artıracağı savunuldu.

Açıklamada, güçlü bir çocuk koruma sistemi için çocuğun üstün yararının bütün kararların merkezine yerleştirilmesi gerektiği vurgulandı.

SHUDER’e göre çocuklarla ilgili her türlü yasal düzenleme; sosyal hizmetlerin evrensel ilkeleriyle birlikte güçlü aile destek hizmetleri, okul sosyal hizmeti, erken çocukluk başta olmak üzere erken ve zamanında müdahale, risk değerlendirmesi, çocuk ruh sağlığı hizmetlerine kolay erişim, nitelikli rehabilitasyon ve bağımlılık programları, toplum temelli gençlik merkezleri, mahalle temelli sosyal hizmet, spor, sanat ve meslek edindirme programlarını içermeli.

Açıklamada, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Pekin Kuralları ve Avrupa Sosyal Şartı’nda öne çıkarılan sosyal hizmetlerden yararlanma hakkı ile adil yargılanma hakkının önemine dikkat çekildi.

SHUDER, sosyal hizmet mesleğinin yöntem ve araçlarının çocuk adalet sisteminin hem freni hem de çocuk açısından sosyal hizmetlere erişimi sağlayan köprü olduğunu belirtti.

Açıklamada, sosyal koruma ve sosyal teşhis açısından evrensel bir araç olan sosyal inceleme raporunun sosyal hizmet lisans bilgisi, becerisi ve yetkinliği gerektirdiği vurgulandı.

SHUDER, yaş ayrımına bakılmadan tüm çocuklar açısından sosyal inceleme raporu hazırlanmasının zorunlu olması gerektiğini savundu.

Ayrıca 15-18 yaşını dolduran çocuklar için sosyal inceleme raporu alınmadan, mesleki yetkisi olmayan kişiler tarafından düzenlenen; çocuk için riskleri ve bireyselleştirilmiş sosyal hizmet müdahalesini içermeyen sosyal inceleme raporlarının adil yargılanma hakkına ve çocuk adalet ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, hiçbir şekilde kabul edilmemesi gerektiği ifade edildi.

SHUDER açıklamasında, sosyal hizmet uzmanlarının çocuk koruma sisteminin temel unsurlarından olduğu belirtildi.

Dernek, çocuğun insan haklarını koruma görevi olan sosyal hizmet uzmanları olarak çocuk adalet sistemini güçlendirecek ve çocuk suçluluğunu önleyecek düzenlemeleri desteklediklerini, bu alanda görev almaya hazır olduklarını duyurdu.

Açıklamada, sosyal hizmetin yok sayılmasına neden olan ve 20 seneden beri süregelen çocuk adalet sisteminin temel felsefesine zarar veren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklama, SHUDER Genel Merkez Yönetim Kurulu ve SHUDER Genel Merkez Çocuk Komisyonu imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Kadın Koalisyonu Belediye İzleme Çalışma Grubu Antalya’da Bir Araya Geldi

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!