Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) internet sitesinde, “NATO Zirvesi Gerekçesiyle Tutuklananlar Serbest Bırakılsın, İşkence Suçunu İşleyenler Yargılansın!” başlıklı ortak açıklama yayımlandı.
Açıklamada, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi kapsamındaki kısıtlamalar ve uygulamaların, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere bir dizi hak ihlaline yol açtığı belirtildi.
Zirve öncesinde ve sırasında ulaşım hakkından gösteri ve toplantı özgürlüğüne kadar pek çok temel hakkın kısıtlandığı; keyfi gözaltı ve tutuklamalar yaşandığı ve fiili bir Olağanüstü Hal rejiminin hayata geçirildiği ifade edildi.
İfade Özgürlüğü ve Kent İçi Seyahat Hakkı Gündeme Getirildi
Açıklamada, muhalif görüşlerin açıklanmasının önüne geçen uygulamalarla ifade özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.
İfade özgürlüğünün Anayasa’nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde düzenlendiği hatırlatılan açıklamada, zirve kapsamında uygulanan akreditasyon nedeniyle eleştirel basının zirveyi izlemesinin önüne geçildiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca günlük yaşamı etkileyecek biçimde çalışma saatlerinin yeniden düzenlendiği, bazı mekânların kapatıldığı ve kent içi seyahat hakkının orantısız biçimde sınırlandırıldığı belirtildi.
Toplantı ve Gösteri Özgürlüğüne Yönelik Kısıtlamalar Eleştirildi
Ortak açıklamada, anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların Ankara ile sınırlı kalmadığı vurgulandı.
Ankara’da valiliğin 13 gün süreyle her türlü eylem türünü yasakladığı; Eskişehir, Karabük, Adana ve Konya’da 10 gün, Elazığ’da ise 14 gün süreyle her türlü protestonun zirve başlamadan yasaklandığı aktarıldı.
Açıklamada, NATO Zirvesi kapsamındaki güvenlik tedbirleri adı altında Ankara ve İstanbul merkezli birçok ilde gözaltı operasyonları gerçekleştirildiği belirtildi. Bu operasyonlarda yalnızca Ankara’da ve yalnızca 23 Haziran günü 200’den fazla kişinin gözaltına alındığı ifade edildi.
TİHV verilerine göre, tespit edilebildiği kadarıyla 12 Haziran-9 Temmuz arasında 979 kişi gözaltına alındı.
Tutuklananlar ve Tahliye Edilenler Açıklandı
Açıklamada, toplantı ve gösteri özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün herkes için geçerli olduğu vurgulanarak, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların Anayasa’nın 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin ihlaline vardığı ifade edildi.
Açıklamaya göre, gözaltına alınanlardan 4 aydır ev hapsinde bulunduğu belirtilen İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu üyesi Tuğba Kahraman; İHD üyeleri Metin Uzunöz, Gültekin Koçdemir, Ali Kürşat Tunç, Mahmut Kahraman ve Aslıhan Han Özden ile İHD Gençlik Komisyonu üyeleri Muzaffer Can Erdoğan, Hasan Basri Usta, Mert Ahmet Aldemir, Emirhan Gedik, Zehra Camcı, Şevin Özden ve Yağmur Esma Akçaoğlu tutuklandı.
Açıklamada, 23 Temmuz itibarıyla Ankara’da tutuklananlardan aralarında Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve İHD üyesi Yıldız Tar ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş’in de bulunduğu 30’dan fazla kişinin tahliye edildiği belirtildi.
İHD Şube Yönetim Kurulu üyesi Hatice Yıldız ve Serap Ağcaoğlu hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulandığı aktarıldı.
Açıklamada, gözaltına alınan ve tutuklananlar arasında çok sayıda hak savunucusu, hukukçu, öğrenci, akademisyen, sendikacı, LGBTI+ aktivisti ve siyasetçinin bulunmasının, keyfi tutuklamaların iktidarı eleştiren kesimleri hedef aldığının bir diğer göstergesi olduğu savunuldu.
“Önleyici Gözaltı” Uygulaması Eleştirildi
Ortak açıklamada, gözaltı ve tutuklamaların somut bilgi ve delillerden yoksun olduğu belirtildi.
“NATO Zirvesi öncesi önleyici operasyon” adı altında yürütülen soruşturmada, başından sonuna kadar ulusal mevzuata ve taraf olunan uluslararası sözleşmelere aykırı yol ve yöntemler kullanıldığı ifade edildi.
Açıklamada, hukuki dayanaktan yoksun ve soyut gerekçelerle gözaltı ve tutuklama işlemleri gerçekleştirildiği belirtildi. Gözaltına alınanlara “hangi örgüte üyesin, kod adın var mı, X örgütü hakkında bilgi verin” şeklinde somut bir iddiaya dayandırılamayan sorular yöneltildiği ve bu soyut iddiaların tutuklama gerekçesi yapıldığı aktarıldı.
Açıklamada, bu durumun emniyetteki sorgu sırasında yöneltilen soruların hukukta olmayan bir “önleyici gözaltı” niteliğinde olduğunu ve insanların hiçbir bilgiye ya da delile dayandırılmadan gözaltına alınıp tutuklandığını gösterdiği savunuldu.
İşkence ve Kötü Muamele Yasağı Vurgulandı
Açıklamada, işkence ve kötü muamelenin her koşul altında mutlak yasak olduğu vurgulandı.
Gözaltına alınanların tamamına yakınına zorlayıcı pozisyonlarda ters kelepçe uygulanmasının işkence ve kötü muamele yasağının ihlali olduğu belirtildi.
Zirve öncesi gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerden veya avukatlarından edinilen bilgilere göre, gözaltına alınan kişilerin tamamına yakınının evlerine kapıları kırılarak girildiği aktarıldı.
Bazı ev baskınları sırasında, evde bulunan diğer kişilerin de ev araması süresi boyunca ters kelepçeli şekilde bekletildiklerinin öğrenildiği; en az 1 çocuğun bu ihlale uğradığının tespit edildiği ifade edildi.
Açıklamada, gözaltına alınanların önemli bir kısmının savcılığa da ters kelepçeli şekilde sevk edildiği belirtildi. Ters kelepçenin işkence ve kötü muamele yöntemi olduğu vurgulandı.
Gözaltına alınan kişilerin emniyette işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmakla kalmadığı, avukatlarına da şiddet uygulandığı ifade edildi.
Açıklamada, çok sayıda kişinin keyfi biçimde tutuklandığı, tutuklanmayan kişiler hakkında da keyfi biçimde adli kontrol şartı uygulandığı belirtildi. Tüm bu uygulamaların Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinin ihlaline yol açtığı ifade edildi.
Hak Örgütlerinden Tahliye ve Soruşturma Talebi
Ortak açıklamada, NATO Zirvesi gerekçesiyle temel insan haklarının ihlal edilmesinin ve bu ihlallerin normalleştirilmesinin kabul edilmediği belirtildi.
İnsan hakları savunucuları başta olmak üzere, keyfi biçimde tutuklandığı ifade edilen kişilerin derhal tahliye edilmesi, haklarındaki suçlamaların düşürülmesi ve işkence ile kötü muamele suçunu işlediği belirtilen kolluk görevlileri hakkında etkili, bağımsız ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talep edildi.
Açıklamada, “NATO bahanesiyle haklarımızın kısıtlanmasına izin vermeyeceğiz” ifadesine yer verildi.
Ortak açıklamaya Çağdaş Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, Kaos GL Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı imza attı.
Açıklamanın tamamına Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın internet sitesinden ulaşılabilecek.

EMED Engelli Emekliliği Mağduriyetini TBMM’ye Taşıdı
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı