a

Her İlde İklim Kurulu Kurulacak: STK Katılımı Valinin Davetine Bağlı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik”, 4 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle her ilde Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı hazırlanması ve İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulması zorunlu hale gelirken, sivil toplum kuruluşlarının kurullara katılımı konuya göre valinin davetine bağlı olacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik”, 4 Ağustos 2026 tarihli ve 33330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle birlikte iklim değişikliğiyle mücadelede il ölçeğindeki planlama, uygulama, izleme ve raporlama süreçleri için yeni bir idari yapı oluşturuldu. Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulması ve ilin tamamını kapsayan Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı hazırlanması zorunlu hale getirildi.

Düzenleme, 2 Temmuz 2025 tarihli ve 7552 sayılı İklim Kanunu’nun 7’nci maddesine dayanıyor. Yönetmeliğin amacı; Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi, ulusal katkı beyanı ve ilgili planlama araçları dikkate alınarak il düzeyindeki iklim çalışmalarının hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve raporlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak tanımlanıyor.

İlk Planlar 2028-2032 Dönemini Kapsayacak

Yönetmeliğin geçiş hükümlerine göre her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun en geç 31 Aralık 2026’ya kadar kurulması gerekiyor.

İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları 2028-2032 yıllarını kapsayacak. Bu planların İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları tarafından en geç 31 Aralık 2027’ye kadar karara bağlanması öngörülüyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, gerekli görmesi halinde planların karara bağlanmasına ilişkin süreyi bir yıla kadar uzatabilecek.

Yönetmeliğin yayımlanmasından önce il ölçeğinde iklim değişikliği eylem planı bulunan illerin de mevcut planlarını yeni yönetmelik hükümlerine uygun hale getirmesi gerekecek.

Planlar “Katılımcı, Bilimsel ve Adil Geçiş” İlkeleriyle Hazırlanacak

Yönetmeliğe göre Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları, her ilde il sınırlarının tamamını kapsayacak şekilde hazırlanacak.

Planların iklim değişikliğine uyum ve sera gazı emisyonlarının azaltımı amacıyla “katılımcı, bilimsel ve adil geçiş gereklilikleri” gözetilerek hazırlanması hükme bağlandı.

Yönetmelikte adil geçiş; iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil büyüme sürecinde başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelliler olmak üzere süreçten daha fazla etkilenebilecek kişilerin öncelikli olarak dikkate alındığı, istihdam dönüşümünün uygun tedbirlerle yönetildiği ve yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu politika ve uygulamalar olarak tanımlanıyor.

Bu düzenleme, yerel iklim politikalarının yalnızca emisyon azaltımı ve teknik altyapı başlıkları üzerinden değil; sosyal eşitsizlikler, istihdam, engellilik, toplumsal cinsiyet, çocuk hakları ve kırılgan gruplar bakımından da ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Ancak yönetmelikte çocukların, kadınların, engellilerin, yaşlıların veya iklim krizinden daha fazla etkilenebilecek diğer toplumsal grupların koordinasyon kurullarında doğrudan temsil edilmesini sağlayan özel bir kota ya da temsil sistemi yer almıyor.

Her İlin İklim Riskleri ve Sera Gazı Envanteri Belirlenecek

Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları yalnızca genel hedeflerden oluşmayacak. Yönetmeliğe göre planlarda ilin coğrafi, ekolojik, demografik, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına ilişkin veriler yer alacak.

Planlarda ayrıca ilin iklim özellikleri, iklim değişikliğiyle bağlantılı kayıp ve zararları, iklim risk değerlendirmesi, uyum hedefleri, uyum eylemleri, il sera gazı envanteri, emisyon azaltım hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak eylemler bulunacak.

Belirlenen her eylem için sorumlu kurum veya kuruluşlar, uygulama dönemi, izleme göstergeleri, bütçe ve olası finansman kaynakları da planlarda gösterilecek.

Bu çerçevede yerel iklim planları, her ilin karşı karşıya olduğu kuraklık, sel, sıcak hava dalgası, orman yangını ve benzeri risklerin yanı sıra, bu risklere karşı hangi kurumun hangi sorumluluğu üstleneceğini de içerecek.

Planları Belediyeler Hazırlayacak, Koordinasyonu Vali Sağlayacak

Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları valinin koordinasyonunda hazırlanacak.

Büyükşehir statüsündeki illerde planı büyükşehir belediyesi hazırlayacak veya hazırlatacak. Büyükşehir olmayan illerde ise il belediyesi ile il özel idaresi planı birlikte hazırlayacak.

İlçe belediyeleri, ilgili kamu kurumları ve diğer kuruluşların da planlama sürecine katılması öngörülüyor. Ancak planların hazırlanmasının genel koordinasyonu vali tarafından sağlanacak ve İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kuruluna vali başkanlık edecek.

Taslak Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı, normal plan dönemlerinde uygulama döneminden önceki yılın 1 Ekim tarihine kadar İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kuruluna sunulacak. Kurul, taslağı sunulma tarihinden itibaren bir ay içinde karara bağlayacak. Revizyon gerekmesi halinde bu süre aynı yılın 31 Aralık tarihine kadar uzatılabilecek.

Karara bağlanan planlar elektronik YİDEP sistemine girilecek ve kamuoyuyla paylaşılmak üzere İklim Portal’a yüklenecek. Planlar her beş yılda bir güncellenecek.

Sivil Toplum Kuruluşları Kurula Davet Edilebilecek

İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları geniş bir kamu kurumu temsiline dayanacak.

Kurulda ilgili bakanlıkların il veya bölge teşkilatları, AFAD, Devlet Su İşleri, İller Bankası, kalkınma ajansları, Karayolları, Meteoroloji, Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Türkiye İstatistik Kurumu gibi kurumların temsilcileri yer alacak.

Yerel yönetimler adına büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları ile il özel idaresi genel sekreterleri de kurulda bulunacak. Ticaret ve sanayi odalarının başkanları da kurul üyeleri arasında sayılıyor.

Yönetmeliğin sivil toplum açısından en dikkat çekici hükmü ise meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelere ilişkin düzenleme oldu.

Buna göre kurul; “konusuna göre valinin daveti ile çağrılacak meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin karar alma yetkisini haiz temsilcilerinden” oluşacak.

Bu düzenleme, sivil toplum kuruluşlarının kurula katılabilmesine imkân tanıyor. Ancak katılım otomatik olmayacak. Hangi sivil toplum kuruluşlarının davet edileceğini konuya göre vali belirleyecek.

Yönetmelikte davet edilecek STK sayısı, seçim ölçütleri, açık başvuru yöntemi, dönüşümlü temsil sistemi veya farklı sivil toplum alanlarının dengeli biçimde temsiline ilişkin ayrıntılı bir düzenleme bulunmuyor.

STK’lar Çalışma Gruplarında da Yer Alabilecek

Yönetmelik, İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları altında çalışma grupları oluşturulmasına da imkân tanıyor.

Bu çalışma gruplarında bakanlıkların, kamu kurumlarının, akademik kurumların, meslek kuruluşlarının, özel sektör kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ildeki temsilcileri ve konu uzmanları yer alabilecek.

Ancak çalışma gruplarının kurulması zorunlu değil. Yönetmelikte bu konuda “oluşturulabilir” ifadesi kullanılıyor. Çalışma gruplarına hangi STK’ların ve kaç temsilcinin katılacağına ilişkin ayrıntılı bir seçim usulü de düzenlenmiyor.

Kurul Kararları Üçte İki Çoğunlukla Alınacak

İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu, üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğuyla toplanacak.

Kararlar açık oylamayla ve üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğuyla alınacak. Karara olumsuz oy veren üyeler ile muhalefet şerhleri karar tutanağında belirtilecek.

Bu hüküm, kurul üyesi olarak toplantıya katılan sivil toplum temsilcilerinin görüşlerinin ve varsa itirazlarının karar tutanağına geçirilmesine imkân tanıyor.

Kurul, hazırlanan taslak planı değerlendirecek ve nihai hale gelen Yerel İklim Değişikliği Eylem Planını karara bağlayacak. Planların uygulanma durumunu izlemek üzere de yılda en az bir kez toplanacak.

Kurulun, eylemlerin uygulanmasında ortaya çıkan sorunlara ilişkin gerekli önlemlerin alınmasını sağlaması veya ilgili kurumlara yönlendirmede bulunması öngörülüyor.

İklim Eylemleri Her Yıl İzlenecek

Yönetmelik, yerel iklim eylem planlarının yıllık olarak izlenmesini zorunlu hale getiriyor.

Her yıl bir önceki yıla ait iklim risk verileri ve bilgileri toplanarak 30 Haziran’a kadar E-YİDEP sistemine girilecek.

İllerin sera gazı envanterleri de her yıl hazırlanacak. Ancak envanterler, içinde bulunulan yıldan iki yıl önceki döneme ait verileri kapsayacak.

Planlarda yer alan eylemlerin bir önceki yıl ne ölçüde gerçekleştirildiği de her yıl izlenecek. Eylemlerin gerçekleşme durumu ve izleme sonuçları 30 Haziran’a kadar E-YİDEP’e kaydedilecek.

İzleme sonuçları İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu tarafından değerlendirilecek ve yıllık değerlendirme raporu 31 Ekim’e kadar sisteme yüklenecek.

Kurul sekretaryası tarafından hazırlanan yıllık değerlendirme raporlarının kamuoyuyla paylaşılmak üzere İklim Portal’a yüklenmesi de öngörülüyor.

İklim Portal ve E-YİDEP Sistemi Kurulacak

Yönetmeliğe göre İklim Değişikliği Başkanlığı, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin teknik kılavuzu hazırlayacak ve güncelleyecek.

Başkanlık ayrıca İklim Portal’ı, internet tabanlı E-YİDEP sistemini ve plan süreçlerinde kullanılacak karar destek araçlarını kuracak.

İklim Portal, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin iklim alanındaki veri, bilgi ve belgelere ulaşabileceği çevrim içi bir sistem olarak tanımlanıyor.

Karara bağlanan yerel eylem planları ile yıllık değerlendirme raporlarının portal üzerinden kamuoyuna açıklanması, yerel iklim politikalarının izlenmesi bakımından önemli bir şeffaflık mekanizması oluşturabilir.

Ancak portalda yayımlanacak bilgi ve belgelerin ayrıntı düzeyi, hangi verilerin hangi formatta kamuoyuna sunulacağı ve karar süreçlerine ilişkin tutanakların ne ölçüde paylaşılacağı uygulamada netleşecek.

Taslak Planlar İçin Açık İstişare Zorunluluğu Bulunmuyor

Yönetmelik, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının katılımcı biçimde hazırlanmasını öngörüyor.

Bununla birlikte yönetmelik metninde taslak planların karara bağlanmadan önce halka açıklanmasını, yurttaşlardan yazılı görüş alınmasını, halka açık toplantı yapılmasını veya zorunlu bir kamuoyu istişare süreci yürütülmesini açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmuyor.

Yönetmelikte kamuoyuyla paylaşılması açıkça öngörülen belgeler, karara bağlanmış Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile yıllık değerlendirme raporları.

Bu nedenle kamu katılımının kapsamı ve yöntemi; hazırlanacak teknik kılavuz, illerde belirlenecek kurul çalışma usulleri, valiliklerin yaklaşımı ve yerel yönetimlerin uygulamalarıyla şekillenecek.

Belediyeler İklim Planlarını Yatırımlarında Dikkate Alacak

Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve il özel idareleri, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarında sorumlu oldukları eylemleri uygulamakla yükümlü olacak.

Yerel yönetimlerin planlama, yatırım ve uygulama süreçlerinde, görev ve yetki alanları çerçevesinde YİDEP’te yer alan eylemleri dikkate alması gerekecek.

İlde faaliyet gösteren diğer kurum ve kuruluşlar da planlarda kendilerine verilen eylemleri uygulayacak, görev alanlarındaki eylemler hakkında görüş verecek ve talep edilen bilgi, belge ve verileri paylaşacak.

Sivil Toplum Açısından Uygulama Belirleyici Olacak

Yeni yönetmelik, sivil toplum kuruluşlarının yerel iklim politikalarının hazırlanması ve değerlendirilmesine katılabilmesi için hukuki bir imkân oluşturuyor.

Ancak bu imkân, bütün sivil toplum kuruluşları bakımından doğrudan ve güvence altına alınmış bir temsil anlamına gelmiyor. STK’ların koordinasyon kuruluna katılması, konuya göre valinin davet etmesine bağlı bulunuyor.

Yönetmelikte asgari STK sayısı, açık başvuru yöntemi, seçim ölçütleri, dönüşümlü temsil veya iklim krizinden daha fazla etkilenen grupların örgütlü temsilini sağlayan özel bir sistem bulunmuyor.

Bu nedenle uygulama döneminde valiliklerin hangi sivil toplum kuruluşlarını davet edeceği, davet ölçütlerinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı, çevre örgütlerinin yanı sıra kadın, çocuk, engelli, gençlik, tarım, sağlık ve sosyal haklar alanlarında çalışan kuruluşların temsil edilip edilmeyeceği önem taşıyacak.

Toplantı gündemleri, kararlar ve muhalefet şerhlerinin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı ile taslak eylem planlarının karar aşamasından önce yerel halkın ve sivil toplumun görüşüne açılıp açılmayacağı da yönetmeliğin katılımcılık boyutunu belirleyecek başlıklar arasında yer alacak.

Yönetmeliğin gerçek anlamda katılımcı bir yerel iklim yönetimi oluşturup oluşturmayacağı, 81 ilde kurulacak yapıların uygulamada nasıl işleyeceğiyle ortaya çıkacak.

Detaylı bilgi için tıklayın.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

İHD Çanakkale: Madenlerde İş Cinayetleri Politiktir

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!