a

Çeşme Yarımada Çevre Derneği “Doğa ile Barış” Söyleşisine Katıldı

Çeşme Yarımada Çevre Derneği, Dünya Barış Günü kapsamında “Doğa ile Barış” temasıyla düzenlenen Doğa ve Çevre söyleşisine katıldı. Söyleşide Çeşme, Karaburun, Biga Yarımadası ve Kaz Dağları’ndaki ekolojik mücadeleler, enerji yatırımları, madencilik faaliyetleri ve yaşam alanlarının korunması ele alındı.

Çeşme Yarımada Çevre Derneği, Dünya Barış Günü kapsamında “Doğa ile Barış” temasıyla düzenlenen Doğa ve Çevre söyleşisine katıldığını duyurdu.

İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç’ın kolaylaştırıcılığında gerçekleşen söyleşide, yaşam alanlarının korunması, doğayla barış içinde bir yaşamın gerekliliği ve bölgesel ekoloji mücadeleleri değerlendirildi.

Topaç, açılış konuşmasında insanın önce kendisiyle, ardından doğayla barış içinde olması gerektiğine dikkat çekti. Yaşam alanlarının savunulmasındaki kararlılığın önemini vurgulayan Topaç, söyleşiyi yönetti.

Çeşme’de Enerji Yatırımları ve Turizm Projesi Gündeme Geldi

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, söyleşide Çeşme’de yaşanan olumsuzlukları aktardı.

Güler, Çeşme’nin Türkiye’nin en gözde turizm bölgelerinden biri olması nedeniyle sermaye gruplarının hedefinde olduğunu belirtti.

Ranta yönelik enerji yatırımlarına eleştiriler yönelten Güler, GES ve RES projelerine karşı mücadele yürüttüklerini; ÇED toplantılarının dayanışma ile yaptırılmamasına karşın Bakanlık İDK kararıyla projelere onay verildiğini ve projelerin önünün açıldığını ifade etti.

Güler, Çeşme Turizm Projesi’nin açılan davalar sonucunda Danıştay kararıyla iptal edilmesine rağmen yeniden revize edilerek gündeme getirilmesine tepki gösterdi.

Hazırlanacak projelerde Çeşme halkının temsilcilerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek odalarının yer alması, söz sahibi olması ve kararlarda belirleyici olması gerektiğini vurguladı.

792133050 18071413790738305 1440394926180347687 n
Çeşme Yarımada Çevre Derneği “Doğa ile Barış” Söyleşisine Katıldı 4

Kaz Dağları ve Biga Yarımadası’nda Madencilik Faaliyetleri Anlatıldı

Süheyla Doğan, Biga Yarımadası’nda ve Kaz Dağları’nda 2002 yılından bu yana giderek artan maden ruhsatları ile açılan sahalarda yürütülen metalik madencilik faaliyetlerinin doğaya, çevreye ve ekolojiye verdiği geri döndürülemez zararları örneklerle anlattı.

Doğan, vahşi maden üretiminin ormanları, su kaynaklarını ve tarım arazilerini nasıl tahrip ettiğini aktardı.

Bölgedeki endemik türlerin ve yaşam alanlarının yok oluşuna dikkat çeken Doğan, bölge halkının madencilik şirketlerine karşı yıllardır sürdürdüğü direnişi, açılan davaları, hukuk mücadelesinin bugüne kadar elde ettiği kazanımları ve karşılaşılan zorlukları paylaştı.

Doğan, Kaz Dağları’nın yalnızca bölge için değil, ülke ekolojisi açısından da önem taşıdığını belirterek mücadelenin ulusal dayanışmayla sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Karaburun’da RES, GES, Maden Ocağı ve Balık Çiftlikleri Tartışıldı

Karaburun Kent Konseyi Başkanı Mustafa Özer, Karaburun Yarımadası’nın doğal güzelliklerini, kendine özgü doğal yapısını, endemik bitkilerini, canlı popülasyonunu, faunasını, florasını ve kadim kültürünü anlattı.

Özer, Karaburun Yarımadası’nda 2013 yılından itibaren “yeşil enerji üretimi” maskesiyle enerji şirketlerine tahsis edilen meralarda, tarım arazilerinde ve yaşam alanlarında doğanın talan edildiğini ve geri döndürülemez zararlar oluştuğunu ifade etti.

RES ve GES projeleriyle Karaburun Yarımadası’nda yaşamın sona ermesi ve bölgenin kısa zamanda enerji tesisleri çöplüğüne dönüşmesi ihtimalinden duyulan kaygıları dile getiren Özer, bölge halkı ve yaşam savunucularıyla birlikte Bakanlığın “ÇED Olumlu” ve “ÇED Gerekli Değil” kararlarına karşı uzun yıllardır hukuk mücadelesi yürüttüklerini belirtti.

Özer, bugün hâlâ süren davalarla enerji şirketlerinin önünde durduklarını ifade etti.

Özel Çevre Koruma Bölgesi Vurgusu

Mustafa Özer, Karaburun Yarımadası’nın Türkiye’deki 19 Özel Çevre Koruma Bölgesi’nden biri olmasına rağmen enerji şirketlerinin taleplerinin önünün açılmasının olumsuz sonuçlarına dikkat çekti.

Yarımadadaki maden ocağının yarattığı zararları da aktaran Özer, denizsel alanlarda kurulu balık çiftliklerinin her geçen gün artan zararlarıyla deniz yaşamını yok ettiğini söyledi.

Özer, Özel Çevre Koruma Bölgesi olan yarımadada ranta yönelik uygulama ve planlarla yoğun yapılaşmanın önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Söyleşide konuşmaların ardından katılımcılar soruları ve katkılarıyla tartışmaya dahil oldu.

792748700 18071413763738305 1791017903642327837 n
Çeşme Yarımada Çevre Derneği “Doğa ile Barış” Söyleşisine Katıldı 5
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

COP31 Başkanlığı Büyükelçilere Antalya Yol Haritasını ve Altı Küresel Atılımı Sundu

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!