Amnesty International, yayımladığı 2025/26 “Dünyada İnsan Haklarının Durumu” raporuyla küresel sistemin kritik bir kırılma noktasına geldiği uyarısında bulundu. Kuruluş, güçlü devletler, şirketler ve “hak karşıtı hareketlerin” uluslararası hukuk, çok taraflılık ve insan haklarına yönelik sistematik saldırılarının yeni bir dönemi tetiklediğini belirtti.
Rapora göre dünya, yalnızca hakların aşınmasıyla değil, doğrudan sistemin temellerine yönelen bir saldırıyla karşı karşıya. Amnesty Genel Sekreteri Agnès Callamard, bu süreci “insanlığın en zorlu anlarından biri” olarak tanımlarken, güçlü aktörlerin hukuku ihlal eden savaşlar ve ekonomik baskılarla küresel düzeni şekillendirmeye çalıştığını vurguladı.
Kuruluş, 2025 yılı boyunca uluslararası hukukun ihlallerinin yaygınlaştığını ve hesap verebilirlik mekanizmalarının zayıflatıldığını ortaya koydu. Raporda Orta Doğu’daki çatışmalar, Ukrayna’daki sivil altyapıya yönelik saldırılar, Sudan, Kongo ve Myanmar’daki ihlaller ile Afganistan ve İran’daki ağır baskı politikaları bu sürecin somut örnekleri arasında gösterildi.
Amnesty ayrıca, sivil toplum alanına yönelik baskıların küresel ölçekte arttığını ve protestoların birçok ülkede şiddetle bastırıldığını belirtti. Aktivistler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının hedef alınmasının, “hak karşıtı düzenin” en belirgin göstergelerinden biri olduğu ifade edildi.
Raporda en kritik uyarılardan biri ise devletlerin “sessizlik ve uzlaşma politikası”na yönelmesi oldu. Amnesty’ye göre birçok hükümet, güçlü aktörlerin ihlallerini açıkça kınamaktan kaçınarak bu sürecin derinleşmesine katkı sağlıyor. Bu durum, uluslararası sistemin zayıflamasına ve insan hakları kazanımlarının gerilemesine yol açıyor.
Kuruluş, bu gidişatın alternatifinin “ırkçı, eşitsiz, ataerkil ve hak karşıtı” bir dünya düzeni olacağını belirterek devletleri acil eyleme çağırdı. Raporda, çok taraflı sistemin tamamen terk edilmesi yerine güçlendirilmesi, uluslararası hukukun tutarlı uygulanması ve sivil toplumun korunması gerektiği vurgulandı.
Amnesty’nin değerlendirmesi, küresel düzenin artık yalnızca krizlerle değil, sistematik bir dönüşümle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Bu çerçevede 2026, yalnızca bir izleme yılı değil; insan hakları, uluslararası hukuk ve sivil toplum açısından yön belirleyici bir eşik olarak öne çıkıyor.
COP31 Öncesi Kayıp ve Zarar Finansmanında Açık Sürüyor
1
Paris’te Filistin Halkıyla Dayanışma Yürüyüşü: Binlerce Kişi Ateşkes ve Boykot Çağrısı Yaptı
2
İklim Eyleminde Yeni Dönem: Ülkeleri Güçlendirecek Stratejik Anahtar Şeffaflık mı?
3
Özel Haber: İngiltere’deki 74 Milyon Sterlinlik Yardım Vakfı Soruşturmasında Türkiye Bağlantısı: Dosyadaki İsim İstanbul’da Yaşıyor
4
Mauritius’ta Toplanma Cezaları Ağırlaşıyor: Sendikalardan Özgürlük Uyarısı
5
Hong Kong’da Çıkan Yangında 340’a Yakın Evcil Hayvan Etkilendi: En Az 45’i Öldü
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı