Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Meclis gündemindeki “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin açıklama paylaştı.
Vakfın paylaştığı açıklamada, bir yıl önce 160 sivil toplum örgütü olarak “Cezalandırmaya Değil, Korumaya ve Önlemeye Dayalı Bir Yaklaşım” çağrısı yapıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada, adli sisteme giren çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasının ve daha fazla çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının çözüm olamayacağının daha önce ifade edildiği belirtildi.
Meclis’te, araştırma komisyonunda ve kamuoyunda bilimsel verilerin, uluslararası standartların ve sahadaki gerçeklerin aktarıldığı kaydedilen açıklamada, çocukları korumanın yolunun cezaları artırmaktan değil, sosyal destek ve önleme mekanizmalarından geçtiğinin defalarca dile getirildiği ifade edildi.
Açıklamada, buna rağmen önerilerin dikkate alınmadığı savunuldu.
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın paylaştığı metinde, Meclis gündemindeki teklifin çocuk haklarını güçlendirmediği; çocukları korumayı değil daha fazla cezalandırmayı, desteklemeyi değil hapsetmeyi hedeflediği ileri sürüldü.
Çocuk haklarına ilişkin bilimsel verilerin, uluslararası yükümlülüklerin ve yılların deneyiminin görmezden gelindiği belirtilen açıklamada, çocukların korunması gereken hak özneleri olarak değil, cezalandırılması gereken bir güvenlik meselesi olarak görüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin Türkiye’ye ceza sorumluluğu yaşının en az 14’e yükseltilmesini tavsiye ettiği hatırlatıldı.
Buna karşılık, bugün 12 yaşındaki çocukların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesinin tartışıldığı belirtildi.
Metinde, 12 yaşındaki bir çocuğun hâlâ zorunlu eğitim çağında olduğu vurgulandı. Devletin bir yandan çocukların okulda kalmasını zorunlu tuttuğu, diğer yandan onları okuldan alıp kapalı kurumlara göndermeyi çözüm olarak sunduğu savunuldu.
Açıklamada, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasını öngördüğü belirtilen yasa teklifinin, çocuk adalet sistemini cezalandırıcı bir çizgiye sürüklediği ve çocukluk kavramını tartışmaya açtığı ifade edildi.
Çocukluğun hukuki güvencelerinin ortadan kaldırılmasının; çocukların evlilik yoluyla istismarının, çocuk işçiliğinin, eğitimden kopmaların ve çocukların yetişkin sorumluluklarıyla karşı karşıya bırakılmasının meşrulaştırılmasına zemin hazırlayabileceği belirtildi.
Açıklamada, “Bu bir çocuk koruma politikası değildir: Bu, çocuklardan vazgeçme politikasıdır” ifadelerine yer verildi.
Metinde, cezalandırıcı yaklaşımın sonuçlarının yasa çıkmadan görülmeye başlandığı da savunuldu.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun Tekirdağ Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Ziyaret Raporu’na atıf yapılan açıklamada, 288 çocuk kapasiteli kurumda 432 çocuğun tutulduğu belirtildi.
Açıklamada, “Eğer daha fazla çocuğu hapsetmek çözümse, neden çocuk hapishaneleri dolup taşıyor?”, “Eğer daha ağır cezalar işe yarıyorsa, neden suça sürüklenen çocuk sayısı azalmıyor?” ve “Eğer bu bir koruma politikasıysa, çocuklar neden hâlâ korunamıyor?” soruları yöneltildi.
Metinde, sorunun çocuklar olmadığı; yoksulluk, eşitsizlik, eğitimden kopuş, sosyal hizmetlerin yetersizliği, çocukların maruz bırakıldığı ihmal, istismar ve şiddet olduğu belirtildi.
Adli sisteme giren çocukların bu sorunların nedeni değil, sonucu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Meclis Araştırma Komisyonu’nun çocuk mahpuslarla yaptığı görüşmelere de değinildi. Bu görüşmelerde çocukların yarısından fazlasının eğitimden kopmuş durumda olduğunun görüldüğü aktarıldı.
Çocukların adli sisteme girme nedenlerinin yoksulluk, aile içi şiddet, eğitimden kopuş ve sosyal destekten yoksun bırakılma ile ilişkili olduğu ifade edildi.
Metinde, çocukları yapısal sorunların faili gibi göstermenin ve çözümü çocukların kapatılmasında aramanın, devletin çocukları koruma yükümlülüğünden vazgeçmesi anlamına geldiği savunuldu.
Bu yaklaşımın kamusal sorumluluğu görünmez kıldığı ve bedelini çocuklara ödettiği belirtildi.
Açıklamada, çocukların cezaevi koğuşlarında değil okul sıralarında olması gerektiği vurgulandı.
Çocukların cezalandırılması değil desteklenmesi, özgürlüğünden yoksun bırakılması değil haklarının güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın paylaştığı açıklamada, çocuk adalet sisteminin hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiği belirtildi.
Metnin sonunda, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına, çocuk adalet sisteminin cezalandırıcı anlayışla yeniden şekillendirilmesine, çocukları koruyamayan sistemin bedelinin çocuklara ödetilmesine ve devletin yükümlülüklerinin çocukları cezalandırarak örtülmesine karşı çıkıldığı ifade edildi.
Açıklamada, “Çocukları hedef haline getirmeyin, çocukları koruyamayan politikalarınızı değiştirin” çağrısı yapıldı.
İhtiyaç Haritası İzmir’de Çocuk Alanında Veri Temelli Karar Alma Eğitimi Düzenledi
1
Genç Hayat Vakfı İstanbul Ofisine 3 Yeni Pozisyon İçin Ekip Arkadaşları Arıyor
2
Karadeniz ve Doğu Anadolu’da Sivil Toplum Güçlerini Birleştiriyor
3
5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü ve Toprak Günü Kırıkkale’de Öğretmen Gönüllülerle Kutlandı
4
Darüşşafaka 100 Üniversite Öğrencisine Dokuz Ay Burs Verecek
5
TOG 2025–2026 Akademik Yılı Burs Başvuruları Başladı
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı