Antalya Barosu, Antalya İş Mahkemelerinin Antalya Adliyesi’nden ayrılarak Kepez bölgesindeki Şehir Hastanesi tarafına taşınmasına ilişkin “Basına ve Kamuoyuna” başlıklı açıklama yayımladı.
Baro, taşınma planına ilişkin meslektaşlarından gelen görüş ve önerilerin kapsamlı biçimde değerlendirildiğini, taşınması öngörülen alanın fiziki koşulları ile adalet hizmetinin konteyner ve benzeri geçici yapılarda yürütülmesinin yaratacağı sakıncaların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiğini açıkladı.
Açıklamada, konuya ilişkin Adalet Bakanlığına da yazılı başvuru yapıldığı belirtildi.
“Adliye Yalnızca Mahkeme Salonlarından İbaret Değildir”
Antalya Barosu, adliyenin yalnızca mahkeme salonlarından ibaret olmadığını vurguladı.
Açıklamada adliye; yurttaşın hak aradığı, avukatın mesleğini icra ettiği, tanığın dinlendiği, işçinin alacağını talep ettiği, işverenin savunmasını yaptığı ve yargılamanın bütün unsurlarının bir araya geldiği kamusal bir adalet alanı olarak tanımlandı.
Baro, İş Mahkemelerinin niteliği gereği yurttaşların yoğun şekilde taraf olduğu mahkemeler olduğunu belirtti. Özellikle işçiler bakımından yargılamaya erişimin ekonomik ve fiilî koşullar nedeniyle zaten güçlükler barındırdığı ifade edildi.
Mahkemenin uzak bir bölgeye ve elverişsiz fiziki koşullara taşınmasının bu güçlüğü artıracağı savunulan açıklamada, hak arama özgürlüğünün yalnızca dava açabilme hakkından ibaret olmadığı vurgulandı.

Parçalı Adliye Yapısının Sonuçlarına Dikkat Çekildi
Antalya Barosu, adliye hizmetlerinin parçalı biçimde yürütülmesinin yalnızca ulaşım sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada bu durumun; yargılamanın hızı, dosya güvenliği, kurumsal işleyiş ve adalet hizmetinin niteliği bakımından yapısal bir mesele olduğu ifade edildi.
İş Mahkemelerine ait fiziki dosyaların taşınması, saklanması, korunması ve istinaf süreçlerinde yeniden farklı bir yere gönderilmesinin bürokrasiyi, kırtasiyeciliği ve yargılama sürelerini artırabileceği belirtildi.
Baro, özellikle hızlı ve etkin biçimde sonuçlanması gereken iş yargılamalarında tarafların ve tanıkların duruşmalara katılamaması, avukatların aynı gün içinde farklı adliye noktaları arasında sıkışması ve fiziki dosya akışının zorlaşmasının yargılamaların uzamasına neden olabileceğini bildirdi.
Açıklamada, bu sonucun iş yargılamasının amacına da aykırı olduğu savunuldu.
Kalıcı ve Planlı Çözüm Çağrısı Yapıldı
Antalya Barosu, Antalya Adliyesinin mevcut fiziki yetersizliklerinin görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Ancak bu sorunun adliye bütünlüğünü bozacak, yargı hizmetini parçalayacak, avukatın iş yükünü artıracak, yurttaşın mahkemeye erişimini zorlaştıracak ve adliye emekçisini görmezden gelecek yöntemlerle çözülmemesi gerektiğini ifade etti.
Baro, Ankara’da bölünmüş ve çok parçalı adliye yapısının yıllara yayılan süreçte yarattığı sakıncaların hâlen giderilemediğini ve bu örneğin olumsuz bir emsal niteliği taşıdığını belirtti.
Açıklamada öncelikli çözüm olarak Antalya Adliyesinin yanında bulunan alana ivedilikle ek bina yapılması önerildi. Ayrıca ilerleyen süreçte Bölge Adliye veya İdare Mahkemesinin başka bir alana taşınarak mevcut yerin Antalya Adliyesine tahsis edilmesi ya da adliye bütünlüğünü koruyacak kalıcı ve planlı çözümler geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Baro, geçici çözüm gerektiği durumda ise yargı erkinin bölünmesi yerine, doğrudan duruşma yapılmayan ve yurttaş-avukat teması yoğun olmayan idari birimlerin değerlendirilmesini önerdi. Bu kapsamda mevcut adliye çevresinde veya yakınında, toplu taşıma hatlarının kesişim noktasında yer alan ve erişimi kolay kamu binalarının geçici tahsisi veya kiralanması yoluyla çözüm üretilebileceği belirtildi.
“İş Mahkemelerinin Taşınmasından Vazgeçilsin”
Antalya Barosu, adalet hizmetinin geçici, elverişsiz ve bölünmüş mekânlara sıkıştırılamayacağını açıkladı.
Baro, İş Mahkemelerinin ana adliyeden koparılmasının avukatlar, stajyer avukatlar, adliye emekçileri, işçiler, işverenler, tanıklar ve tüm yurttaşlar bakımından hak arama özgürlüğünü zorlaştıracak sonuçlar doğuracağını savundu.
Açıklamada, İş Mahkemelerinin taşınmasından vazgeçilmesi; adliye bütünlüğünü, yurttaşın mahkemeye erişimini, avukatlık mesleğinin gereklerini ve adliye emekçilerinin durumunu gözeten kalıcı çözümlerin ivedilikle hayata geçirilmesi talep edildi.

DERBİS’te Şube Üye Bilgileri Görüntülenebilecek
1
TGC, Medyada Cinsel Şiddet ve Tacizle Mücadeleyi Gündeme Taşıyor
2
TMMOB’den 19 Eylül İş Bırakma Eyleminin 46. Yıldönümünde Dayanışma Mesajı
3
Mimarlar Odası’ndan İmar Affına Tepki
4
İzmir Barosu’ndan Net Mesaj: Urla’daki Cinsel Şiddet Davasının Takipçisiyiz!
5
Şanlıurfa’da İnsan Hakları Paneli: Hukuk ve Dayanışma Öne Çıkıyor