Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, dünya genelinde hızlanan enerji krizleri, jeopolitik gerilimler ve iklim afetleri karşısında hükümetlere dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Stiell, temiz enerjiye geçişin artık yalnızca çevresel bir hedef olmadığını, ülkelerin ekonomik bağımsızlığı, toplumsal istikrarı ve ulusal güvenliği açısından temel bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında düzenlenen Küresel Enerji Dönüşümü Diyaloğu’nda konuşan Stiell, fosil yakıtlara bağımlı enerji sistemlerinin ülkeleri fiyat şoklarına, dışa bağımlılığa ve siyasi krizlere karşı savunmasız bıraktığını vurguladı. Yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran ülkelerin ise küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalara karşı daha dirençli hale geldiğini ifade etti.
Stiell’e göre güneş, rüzgâr ve diğer temiz enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar yalnızca karbon emisyonlarını azaltmıyor. Aynı zamanda enerji maliyetlerini düşürüyor, yeni istihdam alanları oluşturuyor, enerji bağımsızlığını güçlendiriyor ve ülkelerin krizlere karşı dayanıklılığını artırıyor.
İklim krizinin gıda güvenliği, su kaynakları, göç hareketleri ve toplumsal huzur üzerindeki etkilerine de dikkat çeken BM İklim Şefi, iklim kaynaklı afetlerin giderek daha büyük ekonomik ve insani kayıplara yol açtığını belirtti. Bu nedenle enerji dönüşümünün, iklim politikalarının ötesinde barış ve güvenlik politikalarının da merkezinde yer alması gerektiğini söyledi.
COP28’de kabul edilen kararları hatırlatan Stiell, 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması ve enerji verimliliğindeki ilerlemenin iki katına yükseltilmesi gerektiğini vurguladı. Fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinin ise daha hızlı, adil ve kapsayıcı biçimde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gelişmekte olan ülkelerin temiz enerji dönüşümünde geride bırakılmaması gerektiğini belirten Stiell, uluslararası iklim finansmanının artırılması çağrısı yaptı. Çok taraflı kalkınma bankalarının enerji şebekeleri, temiz teknoloji yatırımları ve sürdürülebilir altyapı projeleri için daha fazla finansman sağlaması gerektiğini ifade etti.
Stiell, hızlı bir enerji dönüşümünün ülkeleri enerji krizlerinden koruyacağını, ekonomik istikrarı güçlendireceğini ve gelecekte yaşanabilecek güvenlik risklerini azaltacağını belirtti. BM İklim Şefi’nin mesajı net oldu: Yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak yalnızca iklimi korumak değil, ülkelerin geleceğini güvence altına almak anlamına geliyor.
COP31 Öncesi Fiji’de 4,2 Milyon Avustralya Dolarlık Otel Rezervasyonu
1
İklim Eyleminde Yeni Dönem: Ülkeleri Güçlendirecek Stratejik Anahtar Şeffaflık mı?
2
COP31’e STK Delegasyonu İçin Son Saatler: Süre Bu Gece 00.59’da Doluyor
3
Diyalizde Atık Su Geri Kazanıldı: İlk Ayda 46 Bin Litre Tasarruf Sağlandı
4
Değişim Elçileri Programı Antalya’da Başlıyor
5
COP31’in Görünmeyen Faturası: İklim Zirvesine Katılım Sivil Toplum İçin 1 Milyon TL’ye Dayandı
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı