Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı’nın maliyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonunda gündeme geldi. 16 Temmuz 2026 tarihinde, Komisyon Başkanı Fuat Oktay yönetiminde gerçekleştirilen 23’üncü toplantıda, COP31 Ev Sahibi Ülke Anlaşması’na ilişkin kanun teklifi görüşüldü.
TBMM tutanağına göre İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, ev sahibi ülke sözleşmesinde 7 milyon 700 bin dolarlıkbir rakam bulunduğunu açıkladı. Hasar, bu tutarın Birleşmiş Milletler üyelerinin yıl boyunca COP sürecinde gerçekleştireceği harcamalarla ilgili olduğunu belirtti.
Kullanılmayan paranın organizasyon tamamlandıktan sonra Türkiye’ye geri verileceği ifade edilirken, 7,7 milyon dolar dışında başka masrafların da bulunduğu kaydedildi.
Tutanakta, ev sahibi ülke anlaşmasının standartlarına uygun konferans alanları, mekânlar ve müzakere odalarının hazırlanmasına ilişkin maliyetlerin bulunduğu belirtildi. Bu çalışmaların peyderpey yürütülen ihale süreçleriyledevam ettiği açıklandı.
Ancak toplantıda COP31’in Türkiye’ye toplam maliyetinin ne kadar olacağına veya devam eden ihalelerin toplam bedeline ilişkin kesin bir rakam paylaşılmadı. Bu nedenle açıklanan 7,7 milyon doların organizasyonun bütün giderlerini kapsamadığı anlaşılıyor.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapabilmek için peşin bir para taahhüdünde bulunmadığını söyledi. Kulaklıkaya, bu tür uluslararası konferanslarda program ve faaliyet masraflarının ev sahibi ülke tarafından karşılanmasının genel bir uygulama olduğunu ifade etti.
Komisyon görüşmelerinde bazı şirketlere muafiyet sağlanıp sağlanmadığı da milletvekilleri tarafından gündeme getirildi. Halil Hasar ise inşaat şirketlerine yönelik genel bir vergi muafiyeti bulunmadığını savundu.
Hasar, muafiyetlerin COP sürecinde yurt dışından kiralanarak getirilecek ve organizasyonun ardından kaldırılacak büyük çadırlar gibi geçici yapılarla ilgili olduğunu; ilave bir KDV muafiyeti veya genel bir “şirket muafiyeti” bulunmadığını söyledi.
COP31’in 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenmesi planlanıyor. TBMM Komisyonuna verilen bilgiye göre konferansa 196 ülkeden 100 binden fazla katılımcının gelmesi bekleniyor.
Zirve kapsamında ülke delegasyonları ve teknik müzakerecilerin yanı sıra kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de Antalya’da bir araya gelecek.
TBMM tutanağında yaklaşık 7 bin sivil toplum kuruluşunun Birleşmiş Milletler nezdinde akredite olduğu ve gerekli şartları karşılamaları hâlinde Mavi Bölge’ye katılabilecekleri belirtildi. Türkiye’den yapılacak giriş başvurularının İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından değerlendirilerek onaylanacağı aktarıldı.
Yeşil Bölge’nin ise STK’lar, yerel yönetimler, akademi ve özel sektör temsilcilerinin daha geniş katılım gösterebileceği bir alan olarak planlandığı ifade edildi.
TBMM tutanaklarındaki açıklamalar, COP31 sözleşmesinde 7,7 milyon dolarlık bir kalem bulunduğunu ancak konferansın bütün hazırlık ve organizasyon giderlerini gösteren toplam maliyetin henüz açıklanmadığını ortaya koyuyor.
Devam eden ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından COP31’in kamuya toplam maliyetinin ne kadar olacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonunun 16 Temmuz 2026 tarihli 23’üncü toplantı tutanağı, Tutanak No: 5433.
BM’den Kritik Uyarı: Temiz Enerjiye Geçiş Artık Bir Ulusal Güvenlik Meselesi
1
İklim Eyleminde Yeni Dönem: Ülkeleri Güçlendirecek Stratejik Anahtar Şeffaflık mı?
2
COP31’e STK Delegasyonu İçin Son Saatler: Süre Bu Gece 00.59’da Doluyor
3
Diyalizde Atık Su Geri Kazanıldı: İlk Ayda 46 Bin Litre Tasarruf Sağlandı
4
Değişim Elçileri Programı Antalya’da Başlıyor
5
COP31’in Görünmeyen Faturası: İklim Zirvesine Katılım Sivil Toplum İçin 1 Milyon TL’ye Dayandı