Derin Yoksulluk Ağı, “Çocuk Yoksulluğu Bilgi Notu”nun yayımlandığını duyurdu.
Çalışmada çocuk yoksulluğu, hak temelli ve çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi. Bilgi notunda çocuk yoksulluğunun yalnızca gelir eksikliğiyle açıklanamayacağı; barınma, sağlık, eğitim, beslenme, temiz su, sosyal yaşam ve oyun hakkı gibi temel haklara erişimle birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.
Bilgi notunda çocuk yoksulluğunun, çocukların hayatta kalmak, büyümek ve gelişmek için ihtiyaç duyduğu maddi, ruhsal ve duygusal kaynaklardan yoksun kalması anlamına geldiği aktarıldı. Çalışmada, çocukluk döneminde yaşanan yoksulluğun yetişkin yoksulluğundan farklı olarak telafisi güç gelişimsel kayıplar yaratabileceğine dikkat çekildi.
Derin Yoksulluk Ağı’nın bilgi notunda, yoksulluğun kuşaklar arası aktarımına da yer verildi. Çalışmada, yoksul doğan bir çocuğun yetişkinlikte yoksul kalma ihtimalinin 2,6 kat fazla olduğuna ilişkin bulgu paylaşıldı.
Bilgi notuna göre dünyada çocuklar, yetişkinlere kıyasla yoksulluktan daha fazla etkileniyor. UNICEF’in 2025 verilerine atıf yapılan çalışmada, dünya genelinde yaklaşık 900 milyon çocuğun beslenme, sağlık, temiz su, eğitim ve barınma gibi temel gereksinimlerden en az birine erişemediği; yaklaşık 333 milyon çocuğun ise aşırı yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirtildi.
Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin bölümde, TÜİK 2025 verilerine göre çocuklarda yoksulluk veya sosyal dışlanma riskinin yüzde 36-37 bandına ulaştığı aktarıldı. Bilgi notunda, Türkiye’de yaklaşık 7 milyon 866 bin çocuğun yoksulluk ve sosyal dışlanma yaşadığı ve Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğu konusunda ikinci sırada yer aldığı ifade edildi.
Çalışmada eğitim başlığı da geniş yer tuttu. Bilgi notunda, eğitimin yoksulluk döngüsünü kırması beklenen bir eşitlik aracı olması gerekirken, Türkiye’de yoksulluk nedeniyle sınıfsal bir bariyere dönüşebildiği belirtildi. MEB 2024/2025 verilerine göre beş yaş net okullaşma oranı yüzde 82,5; ilkokul net okullaşma oranı yüzde 95,4; ortaokul net okullaşma oranı yüzde 89,1; ortaöğretim net okullaşma oranı ise yüzde 82,9 olarak aktarıldı.
Bilgi notunda, PISA 2022 sonuçlarına göre Türkiye’de sosyoekonomik olarak en avantajlı yüzde 20’lik dilim ile en dezavantajlı yüzde 20’lik dilim arasındaki puan farkının 80 puandan fazla olduğu ve bunun yaklaşık 3 yıllık okul eğitimine denk geldiği belirtildi.
Eğitim dışında kalan çocuklara ilişkin bölümde, Eğitim Reformu Girişimi’nin “Eğitim İzleme Raporu 2024” verilerine atıfla, 2023-2024 eğitim öğretim yılında yaklaşık 612 bin çocuğun eğitim dışında kaldığı aktarıldı. Çalışmada, özellikle 15-17 yaş grubunda okul terklerinin yoğunlaştığı; ekonomik kriz ve çocuk işçiliğinin eğitime devamı olumsuz etkilediği belirtildi.
Bilgi notunda çocuk işçiliği, çocuk yoksulluğunun en görünür sonuçlarından biri olarak ele alındı. TÜİK 2025 verilerine göre çocuk işçiliği oranının yüzde 25,5’e yükseldiği, 15-17 yaş grubunda yaklaşık 995 bin çocuğun işgücünde yer aldığı, MESEM kapsamında yaklaşık 500 bin çocuğun işyerlerinde “öğrenci” statüsüyle çalıştığı ve toplamda yaklaşık 1,5 milyon çocuğun fiilen çalışma yaşamıyla temas hâlinde olduğu belirtildi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2025 Çocuk İş Cinayetleri Raporu’na da yer verilen bilgi notunda, 2025 yılında en az 94 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği aktarıldı. Bu sayının 2024 yılında kaydedilen 71 çocuk ölümüne göre ciddi bir artış gösterdiği ifade edildi.
Sağlık ve beslenme başlığında ise yoksulluğun çocukların yüksek sağlık standardına ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olduğu vurgulandı. Bilgi notunda, gıda güvencesizliği ve yetersiz beslenmenin çocukların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebildiği belirtildi.
Çalışmada, okulda ücretsiz ve sağlıklı öğün meselesinin yalnızca bir eğitim politikası olmadığı; sağlık hakkı ve çocuk yoksulluğu politikası olarak ele alınması gerektiği ifade edildi. Bilgi notuna göre, çocuğun okula aç gitmesi, beslenme çantası götürememesi veya kantinden sağlıklı gıdaya erişememesi eğitim başarısını, bedensel gelişimini ve genel iyi olma hâlini doğrudan etkiliyor.
Barınma ve giyim hakkı başlığında, barınma hakkının sağlanamamasının çocukların sağlığı, eğitimi ve gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi. Türkiye Çocuk Araştırması 2022 verilerine göre çocukların yalnızca yüzde 34’ünün kendine ait odası bulunduğu, her üç çocuktan ikisinin kendine ait odasının olmadığı aktarıldı.
Giysi güvencesizliği bölümünde, TÜİK 2024 verilerine göre maddi yetersizlik nedeniyle 15 yaş ve altı çocukların yeni giysilere sahip olmadığı hane halkı oranının yüzde 9,2; düzgün iki çift ayakkabıya sahip olamayan 15 yaş altı çocukların oranının ise yüzde 9,4 olduğu paylaşıldı. Derin Yoksulluk Ağı’nın 2025 tarihli giysi güvencesizliği çalışmasına göre destek verilen 90 hanede yaşayan 234 çocuktan 129’u yeterli iç çamaşırı, 158’i pantolon, 148’i tişört, 192’si ise spor ayakkabı veya ayakkabı ihtiyacını gideremediğini belirtti.
Bilgi notunda oyun hakkı da çocuk yoksulluğunun önemli boyutlarından biri olarak ele alındı. Oyun hakkının, beslenme, sağlık, barınma ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarla birlikte çocukların potansiyelini geliştirmek için hayati öneme sahip olduğu belirtildi.
TÜİK Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu 2024 Raporu’na atıf yapılan bilgi notunda, çocukların yaklaşık yüzde 75,8’inin yaşına uygun kitabı bulunmadığı, yüzde 67,4’ünün ders çalışabileceği uygun bir alanı olmadığı ve yüzde 72,2’sinin oyuncaklara düzenli erişimi bulunmadığı aktarıldı.
Bilgi notunda, çocuk yoksulluğu ile mücadele için sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, çocuklara yönelik ulusal ve yerel bütçelerin artırılması, plan ve bütçe bağlantılarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Çalışmada kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiği de vurgulandı.
Politika önerileri bölümünde koruyucu çocuk sağlığı programlarının güçlendirilmesi, anne sütünü destekleyici çalışmalar yapılması, bebek ihtiyaçları bankası kurulması, bebek kütüphanesi, ücretsiz bebek oyun evi, ücretsiz çocuk oyun alanları, okul başlangıç kiti, ücretsiz okul yemeği programları, temiz suya erişim, çevrim içi eğitim malzeme desteği ve özel eğitim destek çalışmalarına yer verildi.
Derin Yoksulluk Ağı’nın bilgi notu, çocuk yoksulluğunun ekonomik bir sorun olmanın ötesinde, çocukların temel haklara erişimini sınırlayan çok boyutlu bir hak meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, çocuk yoksulluğuyla mücadelede yalnızca geçici desteklerin değil; eğitim, sağlık, beslenme, barınma, sosyal koruma, oyun hakkı ve çocuk odaklı bütçeleme alanlarında bütüncül politikaların önemine dikkat çekiyor.
Kıyı Koruma Derneği 2026 İkinci Dönem Gönüllülerine Sertifikalarını Takdim Etti
1
Buradayız Hatay Derneği 2024 Faaliyet Raporunu Yayımladı
2
STK’lar İçin Dernek Kurma ve Yürütme El Kitabı Yayımlandı
3
Türkiye Otizm Meclisi’nden 2025 Otizm Eylem Planı’na Yönelik Kritik İnceleme Raporu
4
Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Raporu 6 Yayımlandı
5
2023 UNDP Finansman Pencereleri Yıllık Raporu