İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Sağlık Hukuku Merkezi ve İstanbul Tabip Odası Çocuk Hakları Komisyonu tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında “Çocuk Hakları Perspektifinden Aşı Reddi: Hukuki ve Tıbbi Boyut” paneli düzenlendi. Panel, 9 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Barosu’nda gerçekleştirildi.
Panel sonuç bildirgesinde, çocukluk dönemi aşılarının çağdaş sağlık sistemlerinin etkili koruyucu sağlık uygulamalarından biri olarak kabul edildiği belirtildi. Bildirgede, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF verilerine atıfla, küresel ölçekte aşılama oranlarında yaşanan düşüşlerin başta kızamık olmak üzere önlenebilir bulaşıcı hastalıkların yeniden yayılım riskini artırdığı ifade edildi.
Panelde yapılan değerlendirmelerde, çocukluk dönemi aşılarının yalnızca bireysel sağlık tercihi olarak ele alınamayacağı vurgulandı. Aşıların çocuk hakları, kamu sağlığı ve devletin pozitif yükümlülükleri bakımından çok boyutlu bir hukuk alanı oluşturduğu belirtildi.

Bildirgeye göre panelde, çocukluk dönemi aşılarının çocuğun yaşama hakkı, sağlıklı gelişim hakkı ve en yüksek sağlık standardına erişim hakkının ayrılmaz bir unsuru olduğu değerlendirildi. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesinde düzenlenen “çocuğun üstün yararı” ilkesi doğrultusunda, çocukların korunabilir hastalıklara karşı bağışıklanmasının devletler bakımından temel bir yükümlülük olduğu ifade edildi.
Panelde özellikle vurgulanan başlıklardan biri, velayet hakkının mutlak ve sınırsız bir yetki olmadığı oldu. Bildirgede, ebeveynlerin çocuk adına sağlık kararları alma yetkisine sahip olmakla birlikte bu yetkinin çocuğun üstün yararına aykırı biçimde kullanılamayacağı belirtildi.
Bildirgeye göre, bilimsel temelden yoksun gerekçelerle çocukluk dönemi aşılarının reddedilmesi yalnızca çocuğun bireysel sağlığını değil, toplum sağlığını da tehdit eden sonuçlar doğuruyor. Konu, etik açıdan otonomi, zarar vermeme, yarar sağlama, adalet ve toplumsal dayanışma ilkeleri çerçevesinde ele alındı.

Panelde, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin, kronik hastaların ve tıbbi nedenlerle aşı olamayan çocukların korunması bakımından toplumsal bağışıklığın hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bu kapsamda aşılama politikalarının yalnızca bireysel tercih ekseninde değerlendirilemeyeceği, kamusal sorumluluk boyutunun da dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Panel sonucunda, çocukluk dönemi aşılarının çocuğun üstün yararı ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğu kanaatine varıldı. Ayrıca devletin çocukları önlenebilir hastalıklardan koruma konusunda pozitif yükümlülüğe sahip bulunduğu belirtildi.
Bildirgenin sonuç bölümünde, aşı reddi meselesinin yalnızca bireysel özgürlük kapsamında değerlendirilemeyeceği; toplum sağlığı ve sosyal dayanışma ilkeleri bakımından da ele alınması gerektiği kaydedildi. Türk hukukunda çocukluk dönemi aşılarına ilişkin açık, erişilebilir ve öngörülebilir bir yasal düzenlemeye ihtiyaç bulunduğu ifade edildi.

Panel sonuç bildirgesinde, hazırlanacak özel bir “Aşı Kanunu” ile zorunlu aşıların kapsamı, istisna hâlleri, ebeveyn itiraz mekanizmaları, devletin sorumluluğu ve tazmin süreçlerinin ayrıntılı biçimde düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca çocuk hakları eksenli, bilimsel verilere dayalı ve insan hakları odaklı sağlık politikalarının geliştirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.
Bildirgenin genel değerlendirmesinde, çocukluk dönemi aşılarının yalnızca bireysel tıbbi müdahale niteliği taşımadığı ifade edildi. Aşıların, çocukların yaşam hakkı, toplum sağlığı ve sosyal dayanışma ilkesinin korunması bakımından anayasal ve uluslararası hukuk boyutu bulunan kamusal bir sorumluluk alanı oluşturduğu belirtildi.

Fethiye’de İklim Adaleti İçin Yerelden Güçlü Bir Buluşma: Fethiye’de Forum İlk Toplantısını Gerçekleştirdi
1
TGC, Medyada Cinsel Şiddet ve Tacizle Mücadeleyi Gündeme Taşıyor
2
TMMOB’den 19 Eylül İş Bırakma Eyleminin 46. Yıldönümünde Dayanışma Mesajı
3
Mimarlar Odası’ndan İmar Affına Tepki
4
İzmir Barosu’ndan Net Mesaj: Urla’daki Cinsel Şiddet Davasının Takipçisiyiz!
5
Şanlıurfa’da İnsan Hakları Paneli: Hukuk ve Dayanışma Öne Çıkıyor
Fuat Keyman’ın Ardından 2 Yıl Geçti: Türkiye Onun Anlattığı Demokrasiyi Hâlâ Arıyor
e-Gençlik’ten 2010 Dünya Gençlik Kongresi Paylaşımı
KRE-AKT’ın Kazananları Açıklandı
ERC 2027 Consolidator Grant Başvuruları Açıldı
İsveç Sarayı’nda Teknoloji Buluşması
Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Projesi Gençlik Akademisi Tamamlandı
TTGV Öncül Proje Programı’nda İlk İmzalar Atıldı: Dört Teknoloji Projesi Hayata Geçirilecek
PACE Projesi’nin İlk Yerel Katılım Çalıştayı Hatay Defne’de Gerçekleştirildi
Hatay’da Denizel İstilacı Türlere Karşı Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
EGED Engelli Hakları İçin Yeni Nesil Savunuculuk Gençlik Akademisi’ni Tamamladı