a

Sivil Toplumda Finansman Alarmı: Projeler Var, Kaynak Yok

Sivil toplum kuruluşları, son dönemde artan maliyetler, azalan bağışlar ve sınırlı hibe kaynakları nedeniyle ciddi bir finansman kriziyle karşı karşıya kalıyor. Toplum yararına faaliyet yürüten birçok dernek, vakıf ve yerel inisiyatif; kira, personel, ulaşım, eğitim materyali, saha çalışması ve temel operasyon giderlerini karşılamakta zorlanıyor.

Özellikle dezavantajlı gruplar, gençler, kadınlar, çocuklar, engelliler, mülteciler ve afet bölgeleriyle çalışan sivil toplum kuruluşları, finansman yetersizliği nedeniyle planladıkları projeleri ertelemek ya da küçültmek zorunda kalıyor. Proje fikirleri hazır olan, sahada ihtiyaç tespiti yapan ve gönüllü ağı bulunan birçok STK, yeterli kaynak bulamadığı için çalışmalarını sürdürülebilir hale getiremiyor.

Sivil toplum temsilcileri, ekonomik koşulların bağış kültürünü de doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bireysel bağışların azalması, kurumsal desteklerin sınırlanması ve hibe programlarının rekabetçi hale gelmesi, özellikle yerel ölçekte çalışan STK’ları daha kırılgan hale getiriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir sivil toplum temsilcisi, “Sahada ihtiyaç her geçen gün artıyor ancak kaynaklara erişim aynı hızda ilerlemiyor. Proje üretmekte zorlanmıyoruz, asıl sorun bu projeleri hayata geçirecek bütçeyi bulmakta yaşanıyor.” dedi.

Başka bir temsilci ise temel giderlerin STK’lar için büyük bir yük haline geldiğini belirterek, “Kira, elektrik, ulaşım ve personel maliyetleri ciddi şekilde arttı. Birçok kuruluş artık faaliyet bütçesinden önce ayakta kalma bütçesini düşünmek zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Yerelde faaliyet yürüten bir STK çalışanı, finansman kaynaklarına erişimde eşitsizlik yaşandığını dile getirerek, “Büyük şehirlerdeki ve kurumsal kapasitesi yüksek olan yapılar fonlara daha kolay ulaşabiliyor. Yerel STK’lar ise hem görünürlük hem de başvuru kapasitesi açısından geride kalıyor.” açıklamasında bulundu.

Bir başka sivil toplum temsilcisi de gönüllü emeğinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “Gönüllüler büyük bir özveriyle çalışıyor ancak sürdürülebilir faaliyet için düzenli kaynak gerekiyor. Sadece gönüllülükle uzun vadeli sosyal etki oluşturmak mümkün olmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Afet ve sosyal destek alanında çalışan bir temsilci ise finansman sorununun doğrudan ihtiyaç sahiplerini etkilediğini belirterek, “Kaynak azaldığında ilk etkilenenler sahadaki dezavantajlı gruplar oluyor. Yardım, eğitim, psikososyal destek ve yönlendirme hizmetleri aksayabiliyor.” dedi.

Sivil toplum kuruluşları, finansman krizinin çözümü için hibe mekanizmalarının güçlendirilmesi, yerel STK’lara özel destek programlarının artırılması ve sürdürülebilir kaynak modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Temsilciler, sivil toplumun yalnızca proje dönemlerinde değil, kurumsal devamlılık açısından da desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre sivil toplumun güçlenmesi, toplumsal sorunlara daha hızlı ve etkili çözümler üretilmesi açısından kritik önem taşıyor. Ancak finansman yetersizliği, STK’ların sahadaki etkinliğini, kurumsal kapasitesini ve uzun vadeli sosyal etki oluşturma gücünü zayıflatıyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Vize Engeli Sivil Toplumun Uluslararası Temsilini Zayıflatıyor

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!