a

Sezai Hazır’ın En Büyük Eseri Habitat Değildi: Bizdik

Türkiye’de bir genç dernek kurduysa, bir kentte gençlik meclisi doğduysa, bir genç kendisini karar masasının doğal bir parçası olarak görmeye başladıysa; o hikâyenin bir yerinde mutlaka Sezai Hazır’ın izi vardır.

Bu yazıyı yazmakta geç kaldım.

Bazı insanlar hakkında hemen yazamazsınız. Çünkü onları birkaç unvanla, birkaç projeyle veya birkaç başarı cümlesiyle anlatmak mümkün değildir.

“Habitat Derneğinin kurucusu”, “sivil toplum lideri”, “gençlik çalışmalarının öncü isimlerinden biri” dersiniz…

Hepsi doğrudur.

Ama yine de eksik kalır.

Çünkü Sezai Hazır yalnızca bir kurum kurmadı.

İnsan yetiştirdi.

Yalnızca proje üretmedi.

İnsanlara kendi projelerini, kendi kurumlarını ve kendi mücadelelerini kurabilecekleri cesareti verdi.

Yalnızca binlerce gence ulaşmadı.

O gençlerin bir bölümünü eğitmene, proje uzmanına, gazeteciye, sosyal girişimciye, belediye meclis üyesine, dernek başkanına ve karar vericiye dönüştüren bir ekosistem oluşturdu.

Ben de o ekosistemin yetiştirdiği insanlardan biriyim.

Bugün bir dernek başkanı, proje uzmanı ve sivil toplum gazetecisi olarak yaptığım işlere baktığımda, Sezai Hazır’ın ve onun oluşturduğu Habitat anlayışının izlerini açıkça görüyorum.

Gençlerin yalnızca etkinliklere çağrılmasını değil, karar mekanizmalarına katılmasını istememde…

Bir şehirde sorun gördüğümde başkasının çözmesini beklemek yerine örgütlenmeye çalışmamda…

Gençlerin kendi derneklerini, platformlarını ve ağlarını kurmalarını savunmamda…

Yerelden başlayarak ulusal politikaları değiştirebileceğimize inanmamda…

Onun açtığı okulun payı vardır.

Gençleri masaya davet etmedi, masayı onlarla birlikte kurdu

Sezai Hazır’ın gençlik çalışmalarına yaklaşımını farklılaştıran temel mesele, gençleri yalnızca bir “hedef grup” olarak görmemesiydi.

Bugün dahi birçok projede gençlerden söz edilirken onlara yalnızca katılımcı, kursiyer veya faydalanıcı rolü veriliyor.

Sezai Hazır ise gençlerin yöneteceğine, örgütleneceğine, politika üreteceğine ve kendi şehirlerinde değişimin öncüsü olacağına inanıyordu.

Onun yaklaşımı şuydu:

Gençlere ne yapmaları gerektiğini söylemek yerine, birlikte düşünebilecekleri alanlar açmak…

Onlar adına konuşmak yerine, kendi sözlerini kurmalarını sağlamak…

Hazır yapılar sunmak yerine, kendi yapılarını kurabilecekleri bilgiye, ilişkilere ve özgüvene ulaşmalarına destek olmak…

Bu nedenle Habitat’ın tarihini yalnızca yürüttüğü projelerin listesi üzerinden okumak büyük bir eksiklik olur.

Habitat’ın gerçek tarihi, yolu o yapıdan geçen insanların hayatlarında saklıdır.

Ulusal Gençlik Parlamentosu bir proje değil, büyük bir okuldu

Sezai Hazır’ın gençlik çalışmalarına bıraktığı en büyük miraslardan biri hiç şüphesiz Ulusal Gençlik Parlamentosu’dur.

Yerel Gündem 21 çalışmaları kapsamında farklı şehirlerde kurulan gençlik meclisleri, zamanla birbirlerini tanımaya, ortak meseleleri tartışmaya ve birlikte hareket etmeye başladı.

19 Mayıs 2004’te 77 ilden 306 gençlik delegesi Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bir araya geldi ve bu birliktelik Ulusal Gençlik Parlamentosuna dönüştü. UGP; gençlerin yerel ve ulusal karar mekanizmalarına katılımını, gençlik haklarının geliştirilmesini ve gençlik meclisleri arasındaki iş birliğini temel amaçları arasına aldı. 

Ancak bu rakamların arkasında çok daha büyük bir hikâye vardı.

UGP’ye katılan gençler yalnızca Ankara’ya gelip bir toplantıya katılmıyordu.

Kendi şehirlerinden çıkıyor, Türkiye’nin bambaşka yerlerinden gelen gençlerle tanışıyor, farklılıklarla birlikte yaşamayı, ortak karar almayı, savunuculuk yapmayı ve bir mesele etrafında örgütlenmeyi öğreniyordu.

Sonra şehirlerine geri dönüyorlardı.

Fakat döndüklerinde artık aynı genç değillerdi.

Kimi bir gençlik meclisini yeniden harekete geçiriyor, kimi üniversitesinde topluluk kuruyor, kimi bir kampanya başlatıyor, kimi kendi derneğinin temellerini atıyordu.

Bu nedenle UGP’nin etkisini yalnızca gerçekleştirilen toplantı sayısıyla ölçemeyiz.

UGP; yüzlerce yerel gençlik yapısının kurulmasına, güçlenmesine veya birbirine bağlanmasına zemin hazırladı. Binlerce gencin sivil toplumla, yerel yönetimlerle, demokrasiyle ve hak temelli çalışmalarla tanışmasını sağladı.

Bugün Türkiye’nin herhangi bir şehrinde yıllardır gençlik çalışması yürüten birine geçmişini sorduğunuzda, yolun bir yerinde Habitat’a, Yerel Gündem 21’e, kent konseyi gençlik meclislerine veya Ulusal Gençlik Parlamentosuna ulaşmanız tesadüf değildir.

Çünkü bu yapı bir proje değildi.

Bir kuşağın okuluydu.

Sezai Hazır da bu okulun en önemli kurucularından ve öğretmenlerinden biriydi.

Gençlerin yalnızca dinlenmesini değil, sonuç almasını istedi

Ulusal Gençlik Parlamentosunun yürüttüğü çalışmalar, gençlerin yalnızca görüş açıklamakla yetinmediğini; örgütlendiklerinde somut değişim yaratabildiğini gösterdi.

“Seçilmek İstiyorum” kampanyasıyla milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesi için ülke çapında çalışma yürütüldü. Ardından “Her Meclise Bir Genç”, “Geç Değil Genç” ve “Genç Dostu Adaylar, Genç Dostu Kentler” gibi kampanyalar geldi. Son kampanyada 145 kentten 245 belediye başkan adayına genç dostu kent yaklaşımı konusunda iyi niyet sözleşmesi imzalatıldı. 

Bugün bu çalışmaların isimlerini okumak kolay olabilir.

Ancak o dönemin şartlarını düşündüğümüzde bunların ne kadar büyük adımlar olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Gençlerin karar süreçlerinde büyük ölçüde görünmez olduğu bir dönemde, gençler kendi gündemlerini belirliyor, milletvekilleriyle görüşüyor, belediye başkan adaylarının karşısına çıkıyor ve mevzuat değişiklikleri için kampanya yürütüyordu.

Sezai Hazır gençlere yalnızca “Sizin de söyleyecek sözünüz var” demedi.

Daha ileri gitti:

“Bu sözü örgütleyebilir, karar vericilerin karşısına çıkarabilir ve ülkenin politikalarını değiştirebilirsiniz” dedi.

İşte bizleri yetiştiren düşünce buydu.

Bir kurum kurmaktan daha zorunu yaptı

Türkiye’de çok sayıda kurum kuruldu.

Bazıları büyüdü, bazıları kapandı, bazıları kurucusundan sonra yönünü kaybetti.

Sezai Hazır’ın farkı, kendisine bağımlı bir yapı oluşturmak yerine yeni insanlar ve liderler yetiştirmesiydi.

Kendisinden sonra çalışmaları sürdürebilecek, yeni alanlar açabilecek, başka kurumlar kurabilecek insanlar…

Onun en büyük başarısı, herkesi Habitat’ın içinde tutmak değildi.

Habitat’tan yolu geçen insanların Türkiye’nin dört bir yanına dağılarak yeni işler yapabilmesini sağlamaktı.

Bugün farklı siyasi görüşlerden, farklı mesleklerden ve farklı şehirlerden yüzlerce insanın Sezai Hazır hakkında benzer cümleler kurmasının nedeni budur.

Birine cesaret verdi.

Birinin fikrini ciddiye aldı.

Birini başka bir kurumla tanıştırdı.

Bir gence ilk sorumluluğunu teslim etti.

Bir başkasına “Sen bunu yapabilirsin” dedi.

Bazen bir insanın hayatının yönünü değiştirmek için uzun konuşmalar gerekmez.

Doğru anda duyulan tek bir güven cümlesi yeterlidir.

Sezai Hazır, binlerce gence o cümleyi kurdu.

Beni de yetiştirdi

Benim için bu yazının en zor kısmı burasıdır.

Çünkü Sezai Hazır’dan söz ederken yalnızca Türkiye sivil toplum tarihinin önemli bir isminden söz etmiyorum.

Kendi hikâyemin kaynaklarından birinden söz ediyorum.

Bugün Akdeniz Gençlik Derneği çatısı altında gençlerle çalışırken, yeni örgütlenmeler kurarken, yerel yönetimlerle görüşürken, ulusal ve uluslararası projeler geliştirirken onun yaklaşımından taşıdığım parçalar var.

Bir gencin fikrini yaşı nedeniyle küçümsememek…

Gençlere yalnızca görev değil, gerçek sorumluluk vermek…

Farklı görüşlerden insanları aynı amaç etrafında buluşturmak…

Bir projeyi yalnızca faaliyetleri tamamlamak için değil, kalıcı bir yapı ve insan kapasitesi oluşturmak için yürütmek…

Bir şehrin sorunlarının yine o şehirde yaşayan insanlar tarafından çözülebileceğine inanmak…

Bütün bunlar bizim kuşağımıza bırakılan büyük bir mirastır.

Bu nedenle rahatlıkla söyleyebilirim:

Sezai Hazır bizleri yetiştirdi.

Beni de yetiştirdi.

Belki her gün yanımızda değildi. Belki hepimizle aynı masaya oturmadı. Fakat kurduğu sistem, açtığı alanlar, yetiştirdiği insanlar ve savunduğu değerler bize ulaştı.

Bir insanın etkisi, yalnızca doğrudan görüştüğü insanlarla sınırlı değildir.

Gerçek etki, yetiştirdiği insanların başka insanlara dokunmaya devam etmesidir.

Habitat’ın bugün hâlâ büyümesi tesadüf değil

Bir kurucunun bıraktığı mirasın gerçek değeri, kendisinden sonra kurumun ne yaptığıyla anlaşılır.

Bugün Habitat Derneği, Yönetim Kurulu Başkanı H. Emre Koyuncu’nun liderliğinde; Nesrin Serin Onkardeşler, Bora Caldu, Itır Akdoğan ve Civan Sözkesen’in başkan yardımcılığı yaptığı yönetim yapısıyla çalışmalarını sürdürüyor. 

Mevcut yönetimin önündeki sorumluluk kolay değil.

Çünkü devraldıkları şey yalnızca büyük bir kurum, güçlü ortaklıklar veya uzun bir proje listesi değildir.

Onlar, binlerce insanın hayatında karşılığı bulunan bir kültürü ve güveni taşıyorlar.

Habitat bugün dijital dönüşüm, girişimcilik, kapsayıcı büyüme, sosyal dayanıklılık ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteriyor. Kurumun 2024–2025 faaliyet raporuna göre 81 il ve dört ülkedeki programlarda 300 binden fazla kişiye doğrudan erişildi; aktif gönüllü sayısı 1.900’ü geçti. Çocuk ve gençlere yönelik eğitimlerde ise 100 binden fazla kişiye ulaşıldı. 

Bu rakamlar yalnızca bugünkü Habitat’ın kapasitesini göstermiyor.

Aynı zamanda yıllar önce atılan tohumların ne kadar güçlü bir yapıya dönüştüğünü de ortaya koyuyor.

Bugünkü yönetimin en kıymetli yanı, Sezai Hazır’ın mirasını yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak görmemesidir.

Habitat’ın yeni dönem çalışmaları, onun temel yaklaşımını günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturuyor: Gençlere güvenmek, teknolojiyi toplumsal fayda için kullanmak, yerel yapıları güçlendirmek ve çok paydaşlı ortaklıklarla daha geniş bir etki oluşturmak.

Bu mirasın yeni bir yansıması olarak başlatılan Sezai Hazır Sosyal Etki Ödülleri de erken aşamadaki sivil toplum kuruluşlarını, sosyal girişimleri ve kooperatifleri desteklemeyi amaçlıyor. Yani bir zamanlar gençlerin yeni yapılar kurmasına destek olan Sezai Hazır’ın adı, bugün de yeni kurumların yolunu açmaya devam ediyor. 

Bence bundan daha anlamlı bir devamlılık düşünülemez.

Bazı insanlar öldükten sonra eksilmez, çoğalır

Sezai Hazır’ı 12 Mayıs 2024’te kaybettik. Habitat’ın 30 yıllık tarihini anlatmak amacıyla yapılan son görüşme, vefatından yalnızca 13 gün önce gerçekleştirilmişti. 

Ancak bazı insanların hikâyesi öldükleri gün sona ermez.

Çünkü geride yalnızca hatıralar bırakmazlar.

İnsan bırakırlar.

Kurum bırakırlar.

Yöntem bırakırlar.

Değer bırakırlar.

Birbirini hiç tanımayan insanların aynı ilkelerle çalışmasını sağlayan görünmez bir bağ bırakırlar.

Sezai Hazır’ın mirası yalnızca Habitat Derneği değildir.

Ulusal Gençlik Parlamentosudur.

Kent konseyi gençlik meclisleridir.

Gençlerin siyasal ve toplumsal karar süreçlerine katılması için yürütülen kampanyalardır.

Kurulan dernekler, ağlar, platformlar ve sosyal girişimlerdir.

Kendi şehrine dönüp “Ben de bir şey yapabilirim” diyen gençlerdir.

İlk defa mikrofon uzatılan, fikri sorulan, sorumluluk verilen insanlardır.

Bugün bir kurumun başında bulunan, proje yazan, gençlerle çalışan, politika üreten ve başka insanlara alan açan bizleriz.

Bu nedenle Sezai Hazır’ı anlatırken geçmiş zaman kullanmakta zorlanıyorum.

Çünkü onun düşüncesi hâlâ yaşıyor.

Bir genç kendi şehrinde örgütlenmeye başladığında…

Bir dernek, kararlarını gençlerle birlikte aldığında…

Bir gönüllüye gerçekten güvenildiğinde…

Bir kurum, kendi başarısından önce toplumun güçlenmesini düşündüğünde…

Sezai Hazır’ın bıraktığı miras yeniden hayat buluyor.

Bugün bizlere düşen görev onu yalnızca anmak değildir.

Onun bize duyduğu güveni yeni kuşaklara aktarmaktır.

Bize açılan alanları başkalarına açmaktır.

Bizlere verilen sorumlulukları yeni gençlere teslim etmektir.

Yeni derneklerin, yeni platformların ve yeni liderlerin doğmasını desteklemektir.

Çünkü Sezai Hazır’ın en büyük eseri yalnızca Habitat değildi.

En büyük eseri, dokunduğu insanların hayatlarında başlayan değişimdi.

En büyük eseri, Türkiye’nin dört bir yanında yetişmesine katkı sunduğu gençlerdi.

En büyük eseri, onun açtığı yoldan yürüyerek başkalarına yol açmaya devam eden bizlerdik.

Sezai Hazır’ın en büyük eseri bizdik.

Ve biz çalışmaya, örgütlenmeye, üretmeye ve yeni gençlere güvenmeye devam ettiğimiz sürece onun hikâyesi hiçbir zaman sona ermeyecek.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

2- Sivil Toplum Neye Hazırlanıyor? FONUN YENİ SAHİPLERİ KİM?

HIZLI YORUM YAP

error: Content is protected !!